YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19623
KARAR NO : 2013/19294
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Özel Dünya Özel Eğitim Okulu kurucusu olan sanık … ile Nisan 2004-Şubat 2005 tarihleri arasında müdür olarak görev yapan (03.03.2005 tarihi sonrasında müdür …) Sanık …’nin … İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 22.07.2005 tarihli inceleme/soruşturma raporunda belirtildiği ve 16.12.2008 tarihli iddianamede tasvif olduğu üzere; Harput Devlet Hastanesince düzenlenmiş Mehmet Yeşilyaprak, Esra Gaspak, Barış Öztürk, Latif Sertdemir isimli okul öğrencilerine ait sırasıyla 01.12.2004, 02.02.2005, 16.02.2005 ve 10.03.2005 tarihli sağlık kurulu raporlarında “konuşma bozukluğu”, “Zeka testi/IQ değeri”
ilaveleri ve isim, doğum tarihi değişiklikleri yapıp bu tahrifli-sahte raporları kullanarak Devletce öğrenci başına verilen parayı tahsil etmeleri eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık”;” resmi belgede sahtecilik (4 kez)” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I) Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirtilenebilmesi amacına yönelik olarak; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.06.2009 gün ve 2008/4220 Esas, 2009/11604 Karar sayılı bozma ilamı içeriğinde de belirlendiği gibi; öğrencilere ait hastanedeki raporlarla eğitim kurumunun tahsilata esas aldığı raporlar arasındaki farklılıkların üzerinde durularak tahrifatlı olduğu ileri sürülen raporların kullanılmasında menfaati olacak kişi veya kurumların ortaya konulması, dosyada bulunan “Kurum açma, öğretime başlama izni” belgesi kapsamında adı geçen öğrencilerin hizmet alıp alamayacaklarının belirlenmesi, başhekim yardımcısı…ile o tarihte Sağlık Kurulun’nda memur olarak çalışan …’ın iddia ve savunmalar doğrultusunda usulünce tanık olarak dinlenmeleri, adı geçen öğrenciler adına son tahakkuk ve tahsilatın hangi tarihte yapıldığının araştırılıp suç tarihlerinin denetime olanak verecek şekilde tespit edilmesi, gerektiğinde öğrenci ebeveynlerinin de tanık olarak dinlenmesi ve uzman bilirkişilerden oluşacak heyetten rapor aldırılması, … İş Mahkemesi’nin 2009/490 Esasına kayıtlı dosyasında bulunan ve tanık beyanlarını havi tutanakların onaylı örneklerinin intikalinin sağlanması, toplanan deliller birlikte değerlendirlerek varılacak sonuca göre sanık …’ın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
II) Elektronik ortamdan UYAP üzerinden MERNİS’ten 26.11.2012 tarihinde alınan nüfus kaydına göre sanık … ‘in 18.08.2010 tarihinde vefat ettiği görülmekle bu hususun mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verilidi.