Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25604 E. 2013/10508 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25604
KARAR NO : 2013/10508
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 25.11.2006 tarihinde ölen oğlunun hastane masraflarının katılan kurum tarafından karşılanması sağlamak amacıyla, ölen oğlu … …’ın vefatından sonra oğlunun, kendi işlettiği ekmek fırınında çalıştığını belirterek ve imzasını taklit etmek suretiyle imzaladığı işe giriş bildirgesini, 11.01.2007 tarihinde Balıkesir Sİgorta İl Müdürlüğü’ne teslim ettiği ancak yapılan kontrollerde durumun fark edildiği anlaşılmakla, eylemlerinin nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 Sayılı TCK’nın 53/4.maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1.maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden TCK’nın 51/3. madde ve fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesi halinde denetim süresinin 1 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanığın, adli sicil kaydındaki ilamların silinme koşullarının oluşması ve mahkemece belirlenip giderilmesi gereken herhangi bir zararın da bulunmaması karşısında; 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi gereğince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.