YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22413
KARAR NO : 2013/1939
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Basit Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
…, … ve … haklarında verilen mahkumiyet kararlarıyla ilgili temyiz isteminin bulunmadığı dikkate alınarak … hakkında verilen mala zarar verme, … ve … haklarında verilen kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
…, … ve temyiz dışı arkadaşları olan … isimli kişilerin, sorumlu müdürlüğünü …’ın yaptığı … Restoran isimli işyerine eğlenmek amacıyla gittikleri, her üçünün işyerine gelmeden önce alkol aldıkları ve içerde bir masada oturduktan sonra aldıkları alkolün etkisiyle müşterileri rahatsız etmeye başladıkları, temyiz dışı … isimli müşterinin durumu işyerinde garson olarak çalışan sanık …’a bildirdiği, sanığın masadakileri uyarmasına rağmen taşkın hareketlerine devam ettikleri, bu sırada …’un sahnedeki ahşap malzemeye zarar verdiği, …’in de masadaki kül tablasını ve tabakları yere fırlattığı, olayların büyümesi üzerine, bu kişilerin dışarı çıkartılması talimatı verildiği, dışarı çıkmamaları üzerine … ve …’in müdüriyete çağrıldıktan sonra sanık …’in müdüriyetin camına vurmak suretiyle camı kırdığı, daha sonra … ve …’in …, … ve temyiz dışı … tarafından darp edildikleri, alınan adli rapor kapsamına göre, aşırı derecede alkollü olmakla birlikte basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları olay nedeniyle şikayetçi oldukları ve uzlaşmak istemedikleri, böylece, …’nın, camı kırmak suretiyle mala zarar verme, … ve …’ın da, … ve …’a vurmak suretiyle ayrı ayrı iki kez olmak üzere basit kasten yaralama suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; suçların işlendiği gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel kurulu’nun 13/11/2007 tarih ve 2007/8-171 Esas ve 2007/235 karar sayılı kararında açıklandığı üzere; yargılama sonunda belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına dair değerlendirme yapılması için, yargılamanın herhangi bir sujesinin istemde bulunmasının gerekmeyeceği, maddede öngörülen koşulların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı yargıç tarafından her olayda kendiliğinden değerlendirilip takdir edilmeli ve denetime olanak sağlayacak biçimde kararda gösterilmesi gerektiği dikkate alınarak ve yine Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sabıkası bulunmayan sanıklar hakkında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK’ nın 231. maddesi uyarınca ve hükümden sonra 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı yasayla değişik aynı maddenin 6/c maddesi gereğince, sanıklara CMK’ nın 231. maddesinin uygulanmasını kabul edip etmedikleri de sorulduktan sonra “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2-Sanıklar … ve … açısından; sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; … ve arkadaşlarının, adli raporlarda da teyit edildiği üzere, aldıkları alkolün de etkisiyle işyerinde taşkınlık yaparak müşterilere rahatsızlık verdikleri, etrafı dağıttıkları, tabakları kırdıkları ve işyerinin camını kırarak mala zarar verdiklerinin anlaşılması, bu haksız hareketlerin yapılmasından sonra sanıklar … ve …’in de, tahrik altında kalarak … ve …’u darp ettiklerinin anlaşılmış olması karşısında; haklarında TCK’nın 29. maddesi kapsamında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki sanık, katılan sanık ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.