YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15019
KARAR NO : 2021/7421
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından talep edilmiş, davalı … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic. Ltd. Şti. vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11/10/2021 Pazartesi günü davacı vekili Av. … ile davalı … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic. Ltd. Şti. vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ile davalı … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic. Ltd. Şti. vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalılardan … Tarım ve Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş ve …’un … İcra Müdürlüğü’nün 2016/1748 Esas sayılı dosyası ile müvekkil bankaya borçlu olduklarını, icra dosyasındaki haciz tutanaklarının aciz vesikası hükmünde olduğunu, davalı borçlu … A.Ş.’nin maliki olduğu dava konusu taşınmazlardan üç tanesini davalı … Organik Tarım Ürünleri Gıda Tic. Ltd. Şti’ne devrettiğini, yine davalı borçlu …’un maliki olduğu dava konusu bir taşınmazdaki hisselerini davalılardan …’a devrettiğini, borçlu şirket tarafından davalı … Organik Tarım Tic. LTD. ŞTİ’ne yapılan devirlerin ticari işletme devri niteliğinde olduğunu, … Tarım San. Tic. A.Ş tarafından takipten çok kısa süre önce fabrika idari bina ve sosyal tesis ve bağları yani ticari işletmesini aynı sektörde faaliyet gösteren davalı alıcı olan … Organik Tarım Tic. Ltd. Şti’ne devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taşınmaz devirlerinin İİK’nun 277 ve İİK’nun 280. maddeleri gereğince iptale tabi olduğunu, davalılardan …’a yapılan tasarrufun 278/3-1. maddesi uyarınca batıl olduğunu, davalı alıcı olan …’in davalı borçlu olan …’nin kayınbiraderi olduğunu, taraflar arasında akrabalık
derecesi incelendiğinde yapılan tasarrufun bağış hükmünde sayıldığının kanun gereğince de iptalinin gerektiğini belirterek yapılan bu tasarrufların İİK’nun 277 vd. maddelerince iptalini talep etmiştir. Yine dava konusu taşınmazlardan birinin 29/08/2014 tarihinde borçlu … Tarım ve Gıda Ürün San.ve Tic.A.Ş. tarafından dava dışı …’a devredildiğini, … tarafından da 16/12/2015 tarihinde dava dışı … Bankası …’ya devredildiğini, … Bankası … tarafından da 16/03/2017 tarihinde davalı …’ya devredildiğini, davalı borçlu …’un maliki olduğu dava konusu taşınmazlardan birinin de 16/12/2015 tarihinde … Bankası …’na devredildiğini, … Bankası … tarafından da 30/11/2016 tarihinde davalı …’e devredildiğini, davalı alıcı …’nın davalı borçlu şirket yetkilisi olan …’un arkadaşı olduğunu, davalı alıcı …’in davalı borçlu …’un kızının görümcesi olduğunu, yapılan bu tasarrufların muvazaalı olduğunun açık olduğunu, yapılan tasarrufların aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğunu belirterek yapılan tasarrufların … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1748 sayılı dosyasına ilişkin olarak İİK’nun 277 vd. maddeleri ve TBK’nun 19. Maddesi gereğince müvekkil banka yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Tarım ve Gıda San. ve Tic.A.Ş. ve davalı yetkilisi … vekili; şirketin ödeme güçlüğü çektiği dönemlerde zaman zaman ekonomik sıkıntıların aşılabilmesi amacıyla çeşitli tasarruflar yapıldığını, yargılama konusu taşınmaz satışlarının bu tasarruflardan kaynaklandığını, davacının … Bankası …’nı da davalı olarak göstermesi gerektiğini, devlet bankasının muvazaalı bir işlem yapmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin mal kaçırma kastı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Organik Tarım Ürünleri ve Gıda Tic. Ltd. Şti. vekili; şirketin davalı … Tarım A.Ş’nin borçlarını bilmediği gibi bilme durumunun da olmadığını, müvekkil şirketin yapılan işlemlerle ilgili kötü niyetinin bulunmadığını, bu işlemlerin ticari işletme devri niteliğinde olmadığını, tasarrufu yapılan taşınmazların müvekkil şirket arazileri ile komşu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …; davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili; taşınmazı 16/03/2017 tarihinde … Bankası …’dan bedelini satıcıya ödemek sureti ile satın aldığını, davalı …’un … ilçesinde Belediye Başkanlığı yaptığını, bu nedenle … ilçesinde yaşayan insanların …’u tanıdığını, müvekkilinin de bu sebeple tanıyor olmasının muvazaa anlamı taşımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan … vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile borçlu … Tarım ve Gıda Ürünleri San ve Tic. A.Ş tarafından davalı … Organik Tarım Ürünleri ve Gıda Ticaret Ltd. Şti’ne yapılan dava konusu … ilçesi, … Mahalle, … mevkii, 116 ada, 8 parsel, aynı yer 518 parsel, ve yine aynı yer 514 parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin 29/08/2014 tarih 8936 yevmiye nolu tasarrufun davacının alacaklı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün 2016/1748E sayılı dosyası yönünden alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, borçlu … tarafından davalı …’a yapılan dava konusu … ilçesi, … Mahalle, … mevkii, 571 sayılı taşınmazın 3/16 ve 1/16 toplemda 4/16 hissesinin satışına ilişkin 25/06/2015 tarih 7298 yevmiye nolu tasarrufun
davacının alacaklı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün 2016/1748 sayılı dosyası yönünden alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacı alacaklıya haciz, satış ve müteakip işlemleri yapma yetkisi tanınmasına,davalılar … ve … açısından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic.Ltd.Şti.vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesince, davalı-3 kişi … Organik Tarım Ltd. Şirketi vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin ve davalı-borçlular vekilinin istinaf taleplerinin kamu düzeni gereğince kabulüne,davalı … vekilinin istinaf talebinin esastan kabulüne, … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/10/2018 tarih, 2017/511 Esas ve 2018/677 Karar sayılı ilamının 353/1-b.3. maddesi uyarınca kaldırılmasına, esasa ilişkin yeni hüküm tesisine, davanın kısmen kabulü ile, borçlu-davalı … Tarım ve Gıda Ürünleri San ve Tic. A,Ş tarafından davalı-3.kişi … Organik Tarım Ürünleri ve Gıda Ticaret LTD. ŞTİ’ne yapılan; … ilçesi, … Mahalle, … mevkii, 116 ada, 8 parsel, … ilçesi, … Mahalle, 518 parsel,… ilçesi, … Mahalle, 514 parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin 29/08/2014 tarihli tasarrufların, davacının alacaklı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün 2016/1748 sayılı dosyası yönünden alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya, bu taşınmazlar üzerinde … İcra Müdürlüğü’nün 2016/1748 E sayılı dosyası yönünden alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine, Borçlu-davalı … tarafından, davalı-3.kişi …’a yapılan; … ilçesi, … Mahalle, … mevkii, 571 sayılı taşınmazda, …’un müştereken maliki olduğu 3/16 hissenin,… ilçesi, … Mahalle, … mevkii, 571 sayılı taşınmazda, 4/16 hisse ile müşterek maliklerinden olan annesi Şefika Oğuz’un vefatı nedeniyle, iştiraken mülkiyete konu olan bu 4/16 hissede, (davalı-borçlu …’un miras payına karşılık gelen) iştiraken malik olduğu 1/16 hissenin, 25/06/2015 tarihli tasarrufların, davacının alacaklı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün 2016/1748 sayılı dosyası yönünden alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline,davacıya, bu taşınmazda tasarrufa konu edilen hisse üzerinde … İcra Müdürlüğü’nün 2016/1748 sayılı dosyası yönünden alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine, davalı …’e açılan davanın reddine, davalı …’ya açılan davanın reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic.Ltd.Şti.vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmü temyiz eden davalı … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic.Ltd.Şti. vekili Av….’in 21/10/2021 tarihli dilekçesiyle temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği ve vekaletnamesinde temyizden feragate yetkili olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre davanın; niteliği itibarıyla bir kısım taşınmazlar yönünden İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin, bir kısım taşınmazlar yönünden ise TBK’nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu anlaşılmaktadır.
Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi
işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler.
İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı açılmış tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
BK 19 muvazaa hukuksal nitelemesine dayalı davalarda ise; 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun icra hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır. Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere,muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde ise iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı,alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK 283/1,2 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Ancak bu tür davaların görülebilmesi içinde diğer dava koşularının yanında davacıların borçlulardan alacaklı olmaları yani hukuki yararlarının olması gerekir.
Somut olayda; ilk derece mahkemesince; davalı borçlu … Tarım ve Gıda Ürün San.ve Tic.A.Ş. tarafından davalı 3.kişi … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic.Ltd.Şti.ne devredilen … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 514 parsel, 518 parsel ve 116 Ada 8 Parsel sayılı taşınmazlar ve davalı borçlu … tarafından davalı 3.kişi …’a devredilen … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 571 parsel sayılı taşınmaz hisseleri yönünden dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davası olarak; davalı borçlu … Tarım ve Gıda Ürün San.ve Tic.A.Ş. tarafından dava dışı …’a, … tarafından dava dışı Vakıflar Bankası ….’ya
ve en son davalı …’ya devredilen … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 515 parsel sayılı taşınmaz ve davalı borçlu … tarafından dava dışı Vakıflar Bankası ….’ya ve onun tarafından da davalı …’e devredilen … İli, … İlçesi, … Mahallesi 32 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise dava; TBK’nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olarak nitelendirilmiş ve yargılamaya her iki dava yönünden birlikte devam edilerek karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; İİK’nun 277 ve devam maddelerinde vücut bulan tasarrufun iptali davası ile BK’nun 19. maddesine dayalı davaların, şartları ve yargılama usulleri farklı olup, dosyanın tefrik edilerek ayrı ayrı değerlendirilmelerinin daha doğru olacağının düşünülmemesi bir eksiklik ise de, davanın geçirdiği safahat ve mevcut durum itibariyle bu aşamadan sonra, sırf bu husus nedeniyle dosyanın mahkemesine iade edilmesi, dosyaya birşey katmayacağından ve usul ekonomisi de dikkate alınarak, değerlendirmenin mevcut hale göre yapıldığı, sadece bu hataya dikkat çekildiği belirtilmişse de; yukarıda ve Bölge Adliye Mahkemesince belirtildiği üzere; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davaları ile TBK’nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davalarının dava şartları ve yargılama usulleri birbirinden farklı olup, bu davaların birlikte görülmesi doğru olmadığından; Bölge Adliye Mahkemesince; yargılama usulleri farklı olan bu davaların tefrik edilip ayrı bir esasa kaydedilmesi ve ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesiyle dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic.Ltd.Şti. vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalı … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic.Ltd.Şti.’den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalı … Organik Tarım Ürn.ve Gıda Tic.Ltd.Şti.’ye geri verilmesine 25/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.