Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19011 E. 2013/10648 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19011
KARAR NO : 2013/10648
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nin SGK Kayseri İl Müdürlüğünde kısa vadeli sigorta kollarında görevli olduğu, iş görmezlik raporu olan işçilerin raporları için bilgisayar ortamında dosya açtığı, istihbarat raporu karşılığında sigortalının alacağı ücreti hesapladığı, bu miktarın sigortalı adına PTT şubelerine yatırıldığı, sanık …’nin diğer sanık …’ın emekli olmak için talepte bulunmasından sonra aldığı sağlık raporuna istinaden iş görmezlik ücreti tahakkuk ettirdiği, bu paranın bir kısımın kendisinin aldığı diğer kısmını ise …’ın aldığı, aynı şekilde üç defa daha sanık …’a haksız ödeme yapıldığı, diğer ödemelerin ise ilgili kurum tarafından fark edilip tahsil edilmeden örce el konulduğu, sanıkların 09.09.2009 tarihinde kısmi ödeme yaptıkları şeklinde gerçekleşen eylemde;
1-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5271 Sayılı CMK’un 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,ancak;
TCK’nun 62. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılırken gün para cezasının 2175 yerine 2176 olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “2176 gün” ve “43.520,00 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “2175 gün” ve “43.500,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.