Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/13706 E. 2013/12272 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13706
KARAR NO : 2013/12272
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : …, …

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez.Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan sanık …’ın akrabası olan … isimli bayanın daha önceden katılan sanık …’e kaçarak onunla evlenmek istemesi nedeniyle katılan sanıklar arasında husumet bulunduğu, olay günü katılan sanık …’in, katılan sanık …’ı tehdit edercesine ona kafasını salladığı, bunun üzerine …’ın, …’i yanına çağırdığı ve birlikte … İlçesinde faaliyet gösteren …’in arka tarafına gittikleri ve burada …’ın, …’e “biz sana köye gelme demedik mi, illa ölmeyi mi bekliyorsun” dediği ve çenesine yumruk ile sırt ve beline sopa ile vurduğu ve akabinde …’in oradan kaçarak uzaklaştığı ve bir tamirci dükkanına girdiği, bu esnada …’a ait olan münibüsün de kendisinin girmiş olduğu tamirci dükkanının önünde bulunmakta olduğu, …’in bu duruma sinirlenerek …’a ait münibüsün sağ arka pencere camını kırdığı, bu şekilde katılan sanık …’ın kasten silahla yaralama; katılan sanık …’in de mala zarar verme suçunu işlediklerine yönelik kabulde ve katılan sanık …’ın tehdit suçunu işlediklerine dair katılan sanık …’in soyut iddiası dışında yeterli delil bulunmadığından bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 02.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.