Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/19413 E. 2011/3477 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19413
KARAR NO : 2011/3477
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık … yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan davanın düşmesine dair Eyüp 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.12.2008 gün ve 2008/1264 Esas, 2008/1778 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
08.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 sayılı Kanunla değişik 3167 sayılı Kanunun 16/b maddesinin 2. fıkrasında ise, şikâyet hakkının “… 8. maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte” doğacağı, yine; “Düzeltme …” başlıklı 8. maddesinde “Çekte yazılı keşide gününe göre hesaplanacak ibraz süresinin bitim tarihinden itibaren en geç on gün içinde” düzeltme hakkının kullanılacağı hüküm altına alınmış olup, suça konu “07.10.2006” keşide tarihli, keşide ve ödeme yeri (muhatap banka şubesinin bulunduğu yer) Denizli olan çekin, Türk Ticaret Kanununun 708/2. maddesine göre belirlenen on günlük ibraz süresinin “17.10.2006” tarihinde dolduğu, bu tarihten itibaren 10 günlük düzeltme … süresinin bitimi olan 28.10.2006” tarihinde 3167 sayılı Kanunun 16/b maddesinin 2. fıkrasına göre şikâyet hakkının doğduğu ve buna bağlı olarak şikâyet süresinin işlemeye başladığı, suça konu çekle ilgili olarak şikâyet dilekçesinin 5237 sayılı TCK.nun 73. maddesinde öngörülen ve 5271 sayılı CMK.nun 39. maddesi hükmüne göre hesaplanan 6 aylık süre geçmeden “24.04.2007” tarihinde verildiği gözetilmeden, davanın düşmesine karar verilmesi,
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 15.07.2011 gün ve 1364 sayılı kararı uyarınca dosyanın İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.