Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25654 E. 2013/9149 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25654
KARAR NO : 2013/9149
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nin yeğeni olan sanık …’u diğer sanık … ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde katılan ile evlendireceklerini söyleyerek 1000,00 TL para aldıkları, ayrıca sanık …’un da katılan ile beş gün aynı evde kalıp kendisine bir adet bilezik ve bir çift küpe aldırdıktan sonra ortadan kaybolduğu şeklinde gerçekleşen eylemde;
1-Sanık …’un temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13/03/2012 tarihli, 2011/6-386 E, 2012/99 K sayılı ilamında da belirtildiği gibi, yoklukta verilen hükme ilişkin olarak temyiz süresinin,sanığın bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi yani tebliğle işlemeye başlayacağı açık olduğundan, bildirimde ayrıca “tefhim” kelimesine de yer verilmesinin, sanık açısından yasa yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği, kaldı ki sanık süresinden sonra verdiği temyiz dilekçesinde, bu ifadenin kendisini temyiz süresinin başlangıcı konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiada da bulunmadığından yasa yolu bildiriminde yanıltma bulunmamakta olup, sanığın yokluğunda verilip 02.03.2009 tarihinde tebliğ olunan 15.01.2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 10.03.2010 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.