YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19715
KARAR NO : 2013/17816
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;sanığın Manisa Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yaptığı, katılan ile arasında vekalet ilişkisi bulunduğu, vekili sıfatıyla Salihli 1.İcra Müdürlüğünün 2006/1038-2565-2566, Salihli 2. İcra Müdürlüğünün 2006/2650-2359 sayılı dosyaları üzerinden yürüttüğü takipler sırasında, takibe konu alacakları tahsil etmediği halde, katılandan habersiz olarak borçluların mallarındaki hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, karşılığında borçlu taraftan aldığı 3.000 TL para ve 27.000 TL bedelli teminat senedini katılana vermediği, Salihli 1. İcra Müdürlüğünün 2006/3088 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında tahsil ettiği 4.000 TL alacağın 600 TL sini katılana verip kalanını uhdesinde tuttuğu, bu parayı katılana verdiğine dair düzenlediği belgedeki “600” TL rakamının başına “4” rakamı ekleyerek “4.600” TL ödeme yapmış gibi belge tanzim ettiği iddia edilen olayda; incelenen Salihli 1. İcra Müdürlüğünün 2006/1038 ve 2566 ve Salihli 2. İcra Müdürlüğünün 2006/2650 ve 2359 esas sayılı takip dosyalarındaki taşınmaz üzerindeki hacizleri müvekkilinin sözlü talimatı doğrultusunda başka bir taşınmazda birinci sırayı alabilmek ve tahsili kolaylaştırmak için taşınmaz hacizlerini kaldırdığı, sanığın aldığı 27.000 TL bedelli bonoyu Salihli 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11537 esas sayılı takip dosyası üzerinde yine katılanı alacaklı göstererek icra takibine koyduğu, sanığın katılana
vekaleten bir çok icra takibi yaptığı, Sulh Hukuk Mahkemesinde katılanı temsilen ortaklığın giderilmesi davasına katıldığının anlaşıldığı,katılanın bu icra takipleri ve yargılama dosyaları ile ilgili olarak sanığa masraf yada ücret ödediğine dair aralarında yazılı bir ücret sözleşmesi ibraz edemediği,
Sanığın katılan adına yapığı iş ve işlemlerden dolayı katılandan alacaklı olduğu ve tahsil ettiği paranın bir bölümünü alacağına mahsup ettiği anlaşılmakta olup bu durumda sanık ile katılan arasındaki anlaşmazlığın hukuki niteliğinde bulunduğu, sanığın vekalet görevini kötüye kullandığına dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı,sanığın özel belgede sahtecilik yaptığı iddiası ise bu suça konu belgenin aslı temin edilemediği, bu şekilde belgede sanık tarafından tahrifat yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu sahteciliğin aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığı hususları tespit edilememesi nedeniyle mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından sanığın atılı suçlardan beraatine dair mahkemenin kabulünde bir ibabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.