Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1236 E. 2013/2116 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1236
KARAR NO : 2013/2116
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 14!/], 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58/6-7.maddeleri gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Terme Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2011 tarihli ve 2010/314 esas, 2011/189 Sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/01/2012 gün ve 2011/95/948 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2012 gün ve 2012/14228 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/1-c maddesinde, tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümlerin bulunduğu nazara alındığında, sanığın adli sicil kaydında yer alan hangi sabıkası sebebiyle tekerrür koşullarının oluştuğunun ve dolayısıyla mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verildiğinin hükümde gösterilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 2011/6-383 esas 2012/113 sayılı kararı ile 07.06.2011 gün 88-116 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere;
5237 sayılı TCY’nın 58.maddesinde düzenlenmiş bulunan ve güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer alan “tekerrür” infaz hukukundan daha çok maddi ceza hukukuna ilişkin bir kurumdur. Hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Yasanın 98 ve devamı maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda karar alınması mümkün değildir. Tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığı, hükümlü hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve tekerrür nedeniyle hükümlünün cezaevinde kalacağı süreye eklenecek sürenin belirlenmesi için mahkûmiyet hükmünde açıkça hangi hüküm nedeniyle kişinin mükerrir sayıldığının, yani hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi zorunludur.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ise, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasada düzenlenmiş olup; “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri” başlıklı 108.maddesinin 2.fıkrasında “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmüne yer verilmiş, 1.fıkrasının (c) bendine göre ise mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler hakkında infaz koşulları ağırlaştırılarak koşullu salıverilme süresi, süreli hapis cezasında cezanın dörtte üçü olarak belirlenmiştir.
Ayrıca, aynı maddenin 3.fıkrasında da “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez” düzenlenmesine yer verilmiştir. Sanık hakkında birinci tekerrürün koşullarının oluşması nedeniyle, tekerrür hükümleri uygulandıktan ve bu tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi halinde ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık koşullu salıvermeden yararlanamayacaktır.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde, bunlardan en ağırının esas alınması ve tekerrüre esas alınan ilamların da hükümde açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Adli sicil kaydında birden fazla hükümlülüğü bulunan sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde, Samsun 2. Asliye Ceza mahkemesinin 2003/702 esas 2004/205 karar ve 2003/704 esas 2003/1384 karar sayılı ilamları ile Samsun 4. Asliye ceza mahkemesinin 2003/69 esas 2004/471 karar sayılı ilamları nedeniyle tekerrür uygulamasına gidildiği karar yerinde belirtilmesine karşın hangi ilamın tekerrüre esas alındığı kararda gösterilmeden, 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş buna karşın hükümde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı gözetilmeksizin, hangi ilamın tekerrüre esas alındığı açıkça gösterilmemiştir.
Bu bakımdan;
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Terme Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 21.04.2011 gün ve 2010/314 esas 2011/189 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle hükmüm tekerrür uygulamasına ilişkin “4” numaralı paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükümlünün adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet kararlarından tekerrüre esas olup en ağır cezayı öngören, Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2003 gün 2003/704 esas 2003/1384 karar sayılı 20.09.2004 tarihinde kesinleşen hükmünün tekerrüre esas alınmasına hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.