YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/633
KARAR NO : 2013/14756
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın yeğeninin arkadaşı olması nedeniyle tanıdığı katılandan ona ait cep telefonunu “…multi medya mesajlara bakacağım…” diyerek alması bilahare katılana “…telefon biraz bende kalsın…” demesi üzerine katılanın hayır diyemediği için telefonun bir süre onda kalmasına izin vermesi ve fakat ilerleyen zaman dilimi içinde cihazı geri istemesine rağmen çeşitli bahanelerle oyalanması, esasen telefonun 15.06.2008 tarihinde ikinci el telefon alım-satımı yapan tanık …’in çalıştığı firmaya “…telefon benim…” diyerek sattığı bu şekilde zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması eyleminin “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulabasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel gün birim sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “30” üç ve dördüncü paragrafındaki “600,00” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5” ve “100” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.