YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67539
KARAR NO : 2013/11584
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin işyerine gelerek kendilerini hurdacı olarak tanıtan sanıkların müştekiye ait hurdaları almak için pazarlık yaptıkları, sonrasında müşteki ve sanıkların hurdaların satılması ve fiyat üzerinde anlaştıkları, sanıkların hurdaları tarttırmak için beraberlerinde getirdikleri araca yükledikleri, sanıklardan …’un araç ile birlikte gittiği, hurdaları tarttırdıktan sonra hurdalar ile birlikte geri geldiği, sanık …’un
araçtan indiği, bu kez de diğer sanık …’ın araca binerek müştekiye “hurdaları boşaltıp geleyim, paranı vereceğiz” dediği ve hurdaları boşaltmak için araç ile eve gittiği, sanık …’un da paranın geleceği yönünde güven sağlamak için müştekinin işyerinde beklediği, parayı getirmek için giden sanık …’ın bir daha geri gelmediği, müştekinin işyerinde bekleyen sanık …’un da daha sonra farkettirmeden ve müştekiye herhangi bir ücret ödemeden müştekinin işyerinden ayrıldığı olayda “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak
Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “50 gün” ve ” 1.000 TL” adli para cezası ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.