YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66954
KARAR NO : 2013/10553
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Kurumunun Vasıta Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’nın yakını olan ve mirasçısı olduğu … … isimli şahsın 15.10.1969 tarihinde öldüğü ve Kayseri Erkilet Bozdağ mevkiinde 48100 m2 taşınmazı miras olarak bıraktığı, ölümünden sonra taşınmazla herhangi bir kimsenin ilgilenmediği, bu durumu bir şekilde öğrenen sanığın, Mavi Köşk sitesinde … … adına daire tutup kiralama sözleşmesi yaptığı, 1969 yılında ölen … …’dan sanki alacaklıymış gibi 100.000.00,-TL asıl alacak üzerinden 01.02.2006 tarihinde Kayseri 2.İcra Müdürlüğü’nün 2006/1197 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun adresini de kendi ikametgah adresi olarak gösterip, yine borçluya icra takibi kapsamında yapılan ödeme emrini içeren tebligatı … … gibi tebellüğ edip takibe konu borcu kesinleştirerek suça konu taşınmazın ihale yoluyla satışının yapılmasını sağladığı, taşınmazı alan … … isimli şahsın satış parasını da vezneye yatırdığı ve tam sanığın bu parayı çekeceği sırada … … isimli şahsın 1969 yılında öldüğünün tapu sicil müdürlüğünde yapılan devir işlemleri esnasında tespit edilmesi üzerine durumun anlaşıldığı olayda, mahkemenin kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasının 3167 sayılı Kanunun 16/1-3 maddeleri uyarınca verilmiş para cezası olup, 5941 sayılı Kanunun 03.02.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinde öngörülen yaptırımın, idari para cezasına dönüşmesi nedeniyle, sanık hakkında TCK’nın 58.maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hüküm fıkralarından “TCK’nın 58.maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.