YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67638
KARAR NO : 2013/11546
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Gazeteci olan katılan … ve tanık …’in gazeteci telsizi tabir edilen telsiz cihazlarından almaya karar vererek Adıyaman’ın bağlı bulunduğu Diyarbakır Telekomünikasyon Bölge Müdürlüğü’ne müracaat ettikten sonra izin belgesini alırken kendisini … Elektronik firmasının yetkili satıcısı olarak tanıtan sanık … ‘nin istedikleri telsizi getirebileceğini ve bir hafta sonra teslim alabileceklerini söyleyerek … Elektronik firmasının broşürünü de verdiği; bunun üzerine Adıyaman’a dönen katılan …’ın broşürdeki telefon numarasından … Firmasını arayarak Diyarbakır’da … isminde yetkili satıcıları olup olmadığını sorduğu, firma yetkilisinin de …’nin yetkili satıcıları olduğunu söylemesi üzerine de, katılan …’ın sanık … …’yi arayarak telsiz siparişini verdiği, sanık … …’nin de bir hafta sonra telsizleri görebileceğini söylemesi üzerine katılan …’ın Diyarbakır’a gelerek suça konu telsizleri gördükten sonra pazarlık ederek 1.550
TL ye anlaştıkları ve katılan …’ın da bu şekilde almış olduğu telsizlerin bedeli olarak sanık … …’ye çek verdikten sonra fatura istediğinde ise, sanık … …’nin faturaların Ankara’daki … Firmasından isimlere kesilerek Diyarbakır Telekomünikasyon Kurumu Bölge Müdürlüğü’ne faturada yer alan cihaz numaralarına göre ruhsat düzenleneceğini, bu ruhsat ve faturaları posta ile kendilerine gönderileceğini söyleyerek telsiz izin belgesinin fotokopisini katılan …’tan aldıktan sonra telsizleri teslim ettiği, telsizleri alarak Adıyaman’a dönen katılanın telsizi denemek istediğinde telsizlerin tarama yapmadığını görmesi üzerine Ankara’daki … Elektronik firmasını arayarak bu kez sanık … ile görüştüğü, durumu anlattığı, sanık …’un da katılana aynı yerde çalışmakta olan tanık … ile görüşmesini söylediği, bunun üzerine tanık …’in katılana söz konusu telsizlere format atılması gerektiğinden bahisle kendilerine gönderilmesini istediği, katılanın da telsizleri alarak … Elektronik firmasına getirip makbuz mukabilinde format atılması için teslim ettiği, bu arada katılanın sanık … ile de görüşerek cihazların bedeli olarak verdiği çeki alıp almadıklarını sorduğu, sanık …’un da çeki tahsil ettiklerini katılana söylediği, bu şekilde cihazlara format atılmak üzere teslim ettiği tarihten yaklaşık bir hafta sonra telsizlerin kargo ile Adıyaman’a gönderildiği, yine telsizleri alan katılanın telsizleri kontrol ettiğinde çekmediğini görerek tekrar … firmasını aradığı, bu kez Kahramanmaraş’ta bulunan Motorola bayine gitmesi gerektiğini söyledikleri, bunun üzerine telsiz cihazlarını alarak Motorola bayine götüren katılanın telsizlerin kaçak olduğunu öğrenmesi üzerine tekrar … Elektronik firmasını arayarak sanık …’a firmalarınca satılan telsizlerin kaçak olduğunu söylediği, sanık …’un ise önce telsizlerin kaçak olmadığını savunduğu fakat katılanın kaçak olmayan telsiz ile değiştirilmesini istemesi üzerine de, sanık …’un “benden mi aldın ki değiştireyim” diyerek cevap verdiği, bunun üzerine sanık … …’yi arayan katılanın suça konu telsizlerin kaçak olduğunu söylemesi üzerine sanık … …’nin de … Firması ile görüşüp katılanı arayacağını söyleyerek ortadan kaybolduğu, sanıkların bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun iddia edildiği olayda;
Katılan tarafından söz konusu telsizlerin bedeli olarak keşide edilerek sanık … …’ye verilen çekin diğer sanık …’a ait … Firması tarafından tahsil edilmiş olması ile söz konusu telsizlerin 18.08.2005 tarihinde sanık …’a ait … Firmasına geldiğine ilişkin giriş çıkış formu bulunması karşısında maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması açısından; sanıklar hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2006/7061 sayılı dosyası ile 5607 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan yürütülen soruşturma akıbeti araştırılması ile dava açılması halinde bekletici mesele yapılarak sonucuna göre
sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.