Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66191 E. 2013/10047 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66191
KARAR NO : 2013/10047
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Manisa Barosuna kayıtlı avukat olarak çalışan sanığın, …. Tarım Ürünleri Limited Şirtekinin temsilcisi olan katılandan almış olduğu Akhisar …Noterliğinin 23.5.2006 tarih ve …. yevmiye numarası ile düzenlenen genel vekaletname kapsamında, alacaklısı müvekkili şirket , borçlusu … olan muhtelif miktarlarda bono vasfındaki 3 adet senetten kaynaklanan toplam 4900 TL tutarındaki alacağın tahsili için önce 18.8.2006 tarihinde Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesine ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, adı geçen mahkeme tarafından 2006/62 değişik iş sayı numarası ile verilen kararda, talebin kabul edildiği ve alacağın % 15’i olan 735 TL’nin teminat olarak yatırılması kaydıyla kararın infaz edilmesinin hüküm altına alındığı, sözkonusu teminatın sanık tarafından tahsilat makbuzu ile yatırılıp depo edildiği ve aynı gün ihtiyati haczin uygulandığı, Akhisar İcra Müdürlüğünün 2006/2001 esas sayılı takip dosyası üzerinden de sanığın borçlu aleyhine icra takibi başlattığı, ihtiyati haciz kararının infazı için teminat olarak yatırılan 735 TL’nin sanığa iade edildiği, sanığın bu meblağı katılana vermeyerek onun rızası hilafına uhdesinde tututuğu, yine sanığın ciranta alacaklısı müvekkili şirket, borçlusu … olan 370 TL bedelli, 10.7.2006 vade tarihli bono vasfındaki senetten kaynaklanan alacağı, icra yoluna başvurmadan masraf ve avukatlık ücreti ile birlikte 465 TL olarak borçlusundan haricen tahsil ettiği halde 200 TL’sini katılana verip geri kalan kısmını katılana vermeyerek onun rızası ve bilgisi dışında uhdesinde tuttuğunun iddia edildiği olayda; sanık müvekkili olduğu şirketin temsilcisi olan katılanın daha önce doğmuş vekalet ücretlerini ödemediğini, başka icra dosyalarında da vekil sıfatıyla takip yaptığını vekalet ücreti ve masrafları karşılamaktan kaçınan katılana karşı hapis hakkını kullandığını belirtmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması yönünden taraflar arasında görülmekte olan icra takip ve dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, ayrıntılı özetlerinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınması, sanığın katılan adına takip ettiği dosyadan dolayı ne kadar alacağı olduğunun tartışmaya yer bırakmayacak surette tespiti, taraflar arasındaki bütün davalardaki vekalet ücretleri ile karşılaştırma yapılarak, sonuç olarak sanığa ödenmesi gereken vekalet ücretinin kesin olarak belirlenmesi, buna göre, sanığın hak ettiği ücretten daha fazla tahsilat yapıp yapmadığı veya tarafların birbirlerine ne kadar borçları bulunduğunun belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeyerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.