Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19225 E. 2013/3380 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19225
KARAR NO : 2013/3380
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Dünya gazetesinde bir süre çalıştığı ve abonelik işlemleri hakkında bilgi sahibi olduğu, ayrıldıktan sonra abone yenileme işlemleri için anılan gazeteye ait makbuzları sahte olarak bastırdığı, şikayetçi şirketi telefonla arayarak abonelik yenilemesi yapmak için bir eleman göndereceğini söylediği, elemanı olarak …’yı sahte makbuzla birlikte şikayetçi …in çalıştığı şirkete gönderdiği, …’a kimliğinin bulunmaması sebebiyle ödeme yapılmaması üzerine tekrar şikayetçiyi arayan sanığın elemanına ödeme yapılmasını istediği, şikayetçinin kabul ederek sanığa elemanı göndermesini söylediği, bu sırada eski ödemeleri kontrol eden şikayetçi …in istenen ödemenin yüksek olması ve aboneliğin 08/01/2006 tarihinde sona ereceğini tespit etmesi üzerine şüphelenerek Dünya gazetesini aradığı ve böylelikle dolandırılmaya çalışıldığını öğrendiği ve polisi arayarak gelen elemanı yakalattığı olayda, dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.