YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66215
KARAR NO : 2013/9793
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Katılan …’un Anadolu lisesinde müdür iken bir olaydan dolayı Kaymakamlık tarafından açığa alındığı ve işlemin iptali için … 3. İdare Mahkemesine dava açtığı, …daki ağabeyi tanık …in yanına giderek orada durumu anlattığı, …in de katılanı tanık … ile tanıştırdığını, tanık …’in daha önce kendisini mülkiye müfettişi olarak tanıtan ve telefonunu veren sanık …’ın yardım edebileceğini düşünerek sanığın telefon numarasını katılana verdiği, katılan ile sanığın birkaç kez buluştukları, bu buluşmalar sırasında sanığın Vali’nin sınıf arkadaşı, İçişleri Bakanı’nın çocukluk arkadaşı olduğunu, Selçuk Kaymakamının Vali’nin hatırını kıramayacağını,
Yargıtay Dairesi Başkanı arkadaşının olduğunu, onunda 3. İdare mahkemesi Başkanı ile sınıf arkadaşı olduklarını, arkadaşı olan Daire Başkanının avukat bir yeğeni olduğunu, ona vekaletname verilmesi halinde davayı kazanacaklarını avukatlık ücretinin 6000 TL olmasına rağmen tanıdığını için 2000 TL’ye avukatla anlaştıklarını söylediği, katılanla … 22. Noterliği’ne giderek 14/11/2007 tarihinde diğer katılan Av….e vekaletname çıkardığı ve katılan …’tan bu vekaletnameyi alarak kendisinin avukata postalayacağını söylediği, işleri takip için …’ya özel arabası için gideceğinden katılan …’tan masrafları ve avukat ücretini istediği, katılan …’un 1000 TL’yi elden verdiği ve sanığın verdiği posta çeki hesabına 1750 TL yatırdığı, daha sonra dava masrafını kendisinin karşıladığını söyleyip 275 TL istediği, katılan …’un 275.00 TL’yi de posta çeki hesabına gönderdiği, katılan …’a tuttuğu avukat olan katılan …’in telefonu diye bir telefon numarası verdiği, …’un bu avukatı aradığı ancak ulaşamadığı, daha sonra bilinmeyen numaralardan Av….in numarasına ulaşarak olayları kendisine anlattığı, Av….in şikayet etmesini söylediği ve kendisinin de ayrıca şikayette bulunduğu olayda, nitelikli dolandırıcılık suçunun doluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.