YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21294
KARAR NO : 2011/6001
KARAR TARİHİ : 27.12.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.10.2009 gün ve 2008/625 Esas, 2009/718 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen karara ilişkin olarak, sanığın savcılık beyanında dosyaya bildirdiği en son adresi üzerinden usulüne uygun şekilde tebliğ girişiminde bulunulduğu ancak sanığın adresinden taşınmış olması nedeniyle davetiyenin bila-tebliğ iade olunduğu, bunun üzerine mahkemece sanığın bildirmediği ve dosyaya nasıl yansıdığı anlaşılamayan bir adrese 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebliğ yapıldığı, usulsüz olan bu tebligata dayanılarak kararın kesinleştirildiği, bu nedenlerle anılan tebligatın, mahkemece yapılan kesinleştirme işleminin ve yine yapılan kesinleştirme işlemiyle başlayan infaz aşamasında henüz kesinleşmeyen mahkûmiyet kararına ilişkin 26.04.2010 tarihli uyarlama hükmünün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp, sanık müdafiin öğrenme üzerine 01.07.2010 havale tarihli vaki temyiz isteminin süresi içinde yapıldığının kabulü ile yapılan incelemede;
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
sanık hakkında infaza başlanmış ve sanık cezaevine alınmış ise İNFAZIN DURDURULMASINA ve bu karar nedeniyle sanık ceza infaz kurumuna alınmış ise TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.