YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25314
KARAR NO : 2013/9058
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın kovuşturma aşamasında bildirilen adrese 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edilmek istendiği 11.3.2008 tarihinde sanığın başka bir suç nedeniyle cezaevinde tutuklu olarak bulunması nedeniyle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ile arkadaşı …’in katılan …’a ait …. plaka sayılı aracın satış vekaletini aldıktan sonra katılana para ödemeden başka bir şahsa aracı peşin fiyatına satarak dolandırma hususunda fikir birliğine vardıkları, bu çerçevede katılanın satılık olan aracına müşteri olup 4500 TL karşılığında satın almak için anlaştıkları, katılanın Konya …..Noterliğinin 1.3.2007 tarihli …. yevmiye nolu satış vekaletini sanık …’e verdiği, akabinde satış parasının bankadan çekilip ödenmesi için katılan ve sanıkların birlikte İş Bankası …. şubesine gittikleri, burada beklerken sanık …’ın bankadan ayrılarak satış vekaleti ile Konya …..Noterliğinin 1.3.2007 tarih ve …. yevmiye nolu araç satış sözleşmesiyle suça konu aracı müşteki …’a 3500 TL karşılığında sattığı ve aracın ruhsatınıda teslim ettiği, bu sırada sanık …’ün bankada beklerken ayrılıp gitmesi üzerine dolandırıldığını anlayan katılanın Konya …..Noterliğine gidip sanık …’ı vekillikten azlettiği olayda,mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.