Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16487 E. 2013/19187 K. 04.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16487
KARAR NO : 2013/19187
KARAR TARİHİ : 04.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ile katılan ve vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın haricen satın alıp adına kayıtlı olmayan … plaka sayılı Şahin marka aracı satmak için … oto pazarına götürdüğü, burada katılanın yanına gelen sanığın alıcı olduğunu söyleyerek pazarlık yaptığı, 8.350 TL’ye aracın satışı hususunda anlaştıkları, sanığın bu arada katılana Afyon ili … ilçesinde postahanede memur olduğunu, bir gün sonra kurumundan izin alıp … iline gelerek arabayı alacağını söylediği, 50 TL de kapora verip ayrıca kimlik bilgilerini vererek adına vekaletname çıkartmasını istediği, ertesi gün katılanı arayarak postanede müfettişlerin bulunduğunu, bu nedenle izin alamadığını, …’ya gelemeyeceğini, arabayı … ilçesine getirmesini istediği, katılanın bunun üzerine yanına tanık …’i de alarak araç ile … yolu üzerinde bulunan restorana geldiği, sanık ve yanında getirdiği muhtar lakaplı şahıs ile buluştukları, birlikte yemek yedikleri, sanığın arabanın evraklarını ve vekaletnameye bakmak istediğini söyleyerek katılandan belgeleri aldığı, bir süre telefon ile görüşerek “para hazır mı? geliyorum” diyerek telefonu kapattıktan sonra katılana “…’de bulunan aileme aracı göstereyim, parayı da alıp getireyim” diyerek arabanın ruhsat ve anahtarını da alarak restorandan ayrıldığı, katılan ile muhtar lakaplı şahsın bir süre restoranda kaldıkları, 5-10 dakika sonra bu şahsın da ilaç almak bahanesiyle dışarı çıktığı ve sanık ile birlikte aracı alarak ortadan kayboldukları, ertesi gün sanığın katılandan aldığı vekaletneme ile aracı başkasına sattığının anlaşılması karşısında, dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden sanığın müsnet suçtan mahkumiyeti yerine yasal olmayan gerekçe ile beraatine dair hüküm kurulması,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ile katılan ve vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın hükümden sonra 26.02.2010 tarihinde öldüğünün UYAP üzerinden MERNİS’ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile katılan ve vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.