Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/686 E. 2013/14441 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/686
KARAR NO : 2013/14441
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; şikayetçinin fırınında 3 yıl süre ile ekmek dağıtımı işinde çalışan sanığın bayilerden almış olduğu 400 TL civarındaki parayı iade etmeyip hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden dolayı hakkında kamu davası açıldığı, sanığın hak ettiği maaşını alamadığı gerekçesiyle şikayetçi adına topladığı paraları mal edinip şikayetçinin aracını da bırakarak gittiği anlaşıldığından sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında temel ceza tayin edilirken “takdiren” denilmek suretiyle gerekçe gösterilmesi yeterli bulunması nedeniyle tebliğnamede ki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
b)5237 sayılı TCK’nın 53/4 maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçundan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık için, aynı yasanın 53/1 maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “50 gün” ve “1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkralarında ki TCK’nın 53. maddesinin tatbikine ilişkin bölümün çıkartılması, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.