Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/18699 E. 2013/19387 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18699
KARAR NO : 2013/19387
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık …’ın, kendisine ait traktörü ile olay gecesi saat 00:00 sıralarında, yanında yolcu olarak sanık …’nın da bulunduğu halde seyir halinde iken ters şeride geçerek, daha önce husumetli olduğu bilinen katılana ait ve nizami olarak park edilmiş vaziyette yol kenarında bırakılan … plakalı araca çarparak, yaklaşık 15 metre mesafe boyunca sürükledikten sonra olay yerini terk ettiği, bu şekilde sanıkların birlikte hareket ederek, katılana ait araca zarar verme eylemlerini kasten gerçekleştirdiklerinin iddia edildiği olayda;
1- Katılan vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik yaptığı temyiz talebinin incelemesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, kasıtlı olarak gerçekleştiği iddia olunan eyleme iştirak ettiğine ilişkin, katılanın iddiasından başkaca, somut ve kesin bir delil elde edilememesi karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; bu gerekçelere dayanan beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik yaptıkları temyiz taleplerinin incelemesinde;
Mahkeme heyeti ile birlikte yapılan keşif işlemi sonrasında; trafik bilirkişisi tarafından hazırlanan 18.03.2011 havale tarihli rapora göre, olay mahallinde yapılan incelemelerde; yolda şerit çizgisinin bulunmadığı, yol ve hava durumu bakımından etken bir durumun söz konusu olmadığı, … plakalı minübüse ait 21 metre uzunluğunda sürtünmeden kaynaklanan lastik izi ve traktöre ait lastik zorlama izinin bulunduğu, traktöre ait herhangi bir fren izinin bulunmadığı, olay mahallinde oluşan ve tespit edilen bu izlerin normal şartlarda oluşmasının mümkün olmayacağı, sanığın bu eylemi bilerek gerçekleştirdiği, asli kusurlu olduğu, ayrıca olayı bildirmeyerek eylem yerini terk ettiğinin belirlendiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre de; sanığın sevk ve idaresindeki traktörü ile seyir halinde olduğu sırada; direksiyon hakimiyetini kaybederek şerit ihlali yapmak suretiyle sol tarafta ve yol kenarında nizami olarak park edilmiş vaziyette … minibüse tedbirsizce çarpmış olduğu, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı bir şekilde olayda asli derecede tamamen kusurlu olduğu, bahse konu çarpma olayında kasıt unsuru olup olmadığı hususunun takdirinin ise mahkemeye bırakıldığının anlaşılması karşısında; oluşa, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın kasten hareket etmek suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği gözetilmeden, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanığın eyleminde suç kastının bulunmadığına dair gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 09.012.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.