YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20790
KARAR NO : 2013/5071
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan verilen mahkumiyet (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) hükmünün temyiz edilmediği anlaşılmakla, sanıklar İbrahim ve Orhan hakkında kurulan mahkumiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın hastalanan çocuğunu tedavi ettirmek amacıyla kardeşi olan diğer sanık … ve annesi …’yle birlikte Şerife Bacı Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne geldikleri, çocuğun ateşi çıkması nedeniyle nöbetçi doktor …’dan yanlarında getirdikleri penisilin iğnesinin yapılmasını istedikleri, çocuğun ateşini ölçen ve normal değerlerde olduğunu öğrenen şikayetçi …’in iğne yapılmasına gerek olmadığını, ayrıca iğnenin reçetesiz olduğunu ve tıbben mahsurlu olabileceğini söylemesi üzerine aralarında tartışma yaşandığı, sanık …’ın, şikayetçi …’e “bu çocuğun ileride ruhsal bir sorunu olursa senin peşini bırakmayacağım” diyerek tehdit ettiği, diğer sanık …’in de tıbbi cihazlara zarar verdiği ve muayene odasının camını yumruk atmak suretiyle kırdığı sabit olmakla tehdit ve kamu malına zarar verme suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.