Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21954 E. 2013/19261 K. 05.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21954
KARAR NO : 2013/19261
KARAR TARİHİ : 05.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Kendisine ve eşine yeşil kart almak isteyen sanığın üzerine kayıtlı …plaka sayılı araç bulunmasına rağmen başvuru sırasında ibraz edilecek formun ilgili bölümünde üzerine kayıtlı araç olmadığına dair kaşe ve sahte polis imzası bulunan evrakı kaymakamlık makamına vererek talepte bulunduğu, 06.03.2006 tarihli başvurusu üzerine sanık hakkında muhtaç kararı verildiği, aynı gün yapılan bir ihbar üzerine gerçeğin ortaya çıktığı, sanığın yeşil kartı alamayınca bu kez 24.07.2006 tarihinde tekrar aynı şekilde düzenlenmiş ancak bu kez başka bir polis memurunun ismini ve imzasını taşıyan sahte belgeyi ibraz ederek kendisine ve eşine yeşil kart aldığı, sanığın savunmasında beyan ettiği üzere çocuk sahibi olmak için eşinin tedavi gördüğü, kendisinin de kulak burun boğaz rahatsızlığı nedeni ile birden çok kez Ş… Devlet Hastanesi’ne gittiği, bu şekilde oluşan kamu zararının 2.380,00 TL olduğu somut olayda; belge üzerindeki imzaların sahte olduğuna dair polis kriminal laboratuvarının 23.05.2006, 29.01.2007, 27.02.2008 tarihli raporları, dosya içerisindeki tedavi evrakları ile sanığın aracını suç tarihinden sonra 26.04.2007 tarihinde sattığına dair araç trafik tescil kaydına göre sanığın evrakın sahteliğinin anlaşılmasından yaklaşık dört ay sonra tekrar sahte olarak düzenlenmiş ikinci bir belgeyi kaymakamlığa ibraz etmesi karşısında kastın yenilenmesi nedeni ile iki defa resmi belgede sahtecilik ve zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak; TCK’nın 158/1-f maddesi hükmüne aykırı olarak elde edilen menfaatin iki katından az adli para cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,hükmün ONANMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.