Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/652 E. 2013/14833 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/652
KARAR NO : 2013/14833
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün yine sanığın tebligat tarihinde başka bir suçtan hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu sırada sorgusunda bildirdiği adrese tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, bu nedenle sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 5.10.2010 2-169-188 sayılı kararında sadece başvuru şeklinin gösterilmemiş olmasının “yasa yolu süresinin” işlemeye başlamasını engellemeyeğinin belirtilmesi, gerekçeli kararın sanığın yokluğunda verilmesi nedeniyle tebliği gerekeceğinden yasa yolu bildiriminde “tefhim ve tebliğ“ denilmesinin yanıltma sayılamayacağı, yine hüküm fıkrasında açıkça kararın öğrenilmesinden itibaren 1 haftalık süre içinde temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesi karşısında, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, arkadaşı olan mağdurdan kısa bir süre kullandıktan sonra iade etmek üzere aldığı cep telefonunu geri vermemekten ibaret eyleminin, zilyetliğin tam olarak devredilmemesi nedeniyle hırsızlık suçunu oluşturduğu ve bu suç nedeniyle davaya bakma ve delilleri takdir etmenin Asliye Ceza Mahkemesinin görevine gireceği gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine, suçun nitelendirilmesinde hata yapılarak güveni kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklarının CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca saklı tutulmasına 03.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.