Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65692 E. 2013/9198 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65692
KARAR NO : 2013/9198
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın işçi olarak çalıştığı işyerinden 4.000 TL değerinde banyo malzemesi satın alarak malları teslim aldığı, parayı ertesi gün peşin vereceğini söylediği, katılanın da, işyeri sahibi …’ın talimatıyla sanığın yanına gittiği, sanığın, parayı ödemek için makbuz istediği, katılanın makbuzu kesip sanığa verdiği, bu sefer sanığın, parayı bankadan çekeceğini söyleyerek katılanı sürekli oyaladığı, böylece sanığın parayı ödemeden makbuzu alarak güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın kendisini …Tekstil Gıda İnşaat şirketinin yetkilisi gibi tanıttığı, iki daire yaptırdığını, bu daireler için seramik alacağını söylediği, katılanın çalıştığı şirketten önce …Tekstil firmasının çekini kullanarak mal aldığı, daha sonra 4.000 TL bedelli banyo malzemesi aldığı, çek karnesinde yaprak kalmadığını, bu nedenle, malın bedelini peşin ödeyeceğini söylediği, işyeri yetkilisiymiş gibi davrandığı, tahsilata giden katılandan makbuzu aldığı, katılanın malın bedelini istemesinden sonra sanığın, masanın altından içerisinden on kg kadar altın olduğu görülen poşeti katılana göstererek güven oluşturduğu, daha sonra bankadan para çekmek için işyerinden çıktığı, bir daha da gelmediği, böylece katılanın çalıştığı şirketi sürekli oyalayarak parayı vermediğinin belirtilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 157/1 maddesinde öngörülen “dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri taktir ve değerlendirmenin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.