YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25334
KARAR NO : 2013/9040
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,f iille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanı telefonla arayarak kendisini doktor.,… olarak tanıtıp, yolda kaza yaptığını, aracınıda kurtarma aracının üzerinde katılana ait benzin istasyonuna gönderdiğini, kardeşinin ağır yaralı olduğunu söyleyip kendisine 1600 kontör göndermesini istediği, katılanında sanığın kendisini doktor olarak tanıtması ve zor durumda olması nedeniyle 2 adet 250’lik, 11 tane de 100’lük kontör şifresi bildirdiği bu şekilde sanığın haksız menfaat sağladığının iddia edildiği olayda,sanığın tüm aşamalarda suçu işlemediği savunmasında bulunması, katılanın da sanığın sesini duyması halinde tanıyabileceğini beyan etmesi karşısında,gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, olay tarihi olan 22.11.2005 tarihinde sanığın kullandığı cep telefonundan katılana ait işyerinde kullanılan telefonun aranılıp aranılmadığının Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına sorulup tespit edilmesi, sanığın telefonda konuşturularak telefondaki seslerinin bilirkişi marifetiyle CD’ye kaydettirilip katılana dinlettirilerek olay günü telefonda konuştuğu kişinin sanık olup olmadığı hususunda beyanının alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle mahkumiyete hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.