Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12535 E. 2013/17830 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12535
KARAR NO : 2013/17830
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, 2886 SYM (değişen suç vasfı ile edimin ifasına fesat karıştırma), genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… İnşaat Ticaret Müşavirlik Ltd. Şti. ortağı ve yetkilisi olan sanıkların, ihale yoluyla suça konu … Askeri Hastanesinin yapım işini üstlendikleri, inşaatı bitirip 30.11.2000 tarihinde kesin kabulünün yapılarak, binayı teslim ettikleri, binanın hizmete açılmasından sonra, katılan kurum tarafından 30.06.2004 tarihinde binanın yapımında projeye uygun davranılmadığı ve hileli malzemeler kullanıldığı tespit edilerek, eksikliklerin giderilmesi için sanıklara bildirimde bulunulmasına rağmen, herhangi bir işlem yapmamaları sonucu atılı suçları işledikleri iddia edilen olayda;
1- Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen suçların tabi olduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihi ile karar tarihi arasında gerçekleşmiş olması nedeniyle katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanununm 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMUK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanıklar hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Yargılamaya konu hastane binasının çökme tehlikesinin iddianame düzenlenmesine kadar devam ettiği, bu nedenle suç tarihinin iddianamenin tanzim edildiği 10.05.2006 tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıkların üzerlerine atılı genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun oluşabilmesi için kasten yangın çıkarılması, bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olunması, silahla ateş edilmesi veya patlayıcı madde kullanılması gerektiği, suça konu olayda, sanıklar ihale yolu ile yapmış oldukları binanın çökmesi veya binada çatlaklar meydana gelmesi için kasten herhangi bir davranışta bulunmadığı, bu nedenle sanıkların üzerlerine atılı genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması suçunun manevi unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.