Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8181 E. 2013/17819 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8181
KARAR NO : 2013/17819
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık … ile şikayetçi …’in oğlu … birlikte askerlik yaptıkları, terhis olduktan sonra …’nın …’ i telefonu ile arayarak dayısının … … de kepçe operatörü olarak çalıştığı sırada 14 Kg civarında eski altın bulduğunu bunun değerini bilmediklerini gelip bakmalarını ve satılması konusunda yardımcı olmalarını istediği, … ile kardeşinin …’nın söylediği buluşma yerine geldikleri, burada kendisine …’ın abisi olarak tanıtan … isimli (…) şahıs ile …’ın dayısı olarak tanıtan … isimli (…) şahsın kendilerini karşıladığı ve bahsedilen altınları göstermek üzere bir evin arkasına götürüldükleri burada poşet içinde yaklaşık üç kilo kadar altın gösterildiği bunlardan dört beş tanesini incelediklerinde gerçek olduğunu gördükleri bir tanesini numune olarak satın alarak inceletmek üzere İstanbul’a götürdükleri,
incelendiğinde gerçek altın olduğunu anladıkları, bu kez babaları … olduğu halde üç kişi … … de sanık … (… olarak kendini tanıtan) ve sanık … (kendini … olarak tanıtan) ile buluştukları, … ve …’nin çanta içinde altınları getirdiklerini söyledikleri şikayetçi ve oğullarının paranın bir kısmı peşin diğer kısmı daha sonra ödenmek üzere anlaştıkları, satıca şahısların, şikayetçinin oğulları Serhat ve Soydan’ı boş bir araziye çağırarak ellerindeki bir tane altını uzattıkları çantadakileri göstermeye gerek olmadığını söyledikleri, şikayetçinin oğullarının 35.000 euro, 10.000 TL ve iki adet bileziği verip çantadaki sahte sikke ve kum dolu bir torbayı çanta içinde teslim aldıkları, …’nın parayı aldıktan sonra oradan kaçtığı, …’ün şikayetçi ve oğlu ile bir süre yürüdüğü şikayetçinin bu sırada çantayı açıp kontrol ettiğinde kum dolu torba ile sahte sikke dolu torbayı gördüğü, …’ü yakaladıkları, sanık … ve …’nın, …’yı aracı ederek şikayetçiye ulaştıkları hileli davranışlarla gerçek altın yerine sahte sikke sattıkları dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik mahkemenin kabulün de bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinin yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.