YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1026
KARAR NO : 2013/15017
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın katılan …’a para karşılığında kamu kurumuna personel alınmasını sağlayacağını söylediği, bunun üzerine katılan …’in eşinin kardeşi olan diğer katılan …’ın işe girmek istediğini belirtmesi üzerine, sanıklar …, … ile katılanlar … ve …’ın … ili Sıhhıye semtinde buluştukları, sanık …’in işe yerleştirme vaadiyle katılanlardan 1000 TL para ile …’nın nüfus cüzdanı fotokopisi, diploma, fotoğraf, KPSS sınav sonuç belgesi gibi evrakları aldığı, katılanların işe alınmama durumunda belge istedikleri, sanık …’ın 1000 TL bedelli senedi imzalayarak katılan …’e verdiği, bu suretle sanıkların birlikte dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün” ve “2400 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.