YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21102
KARAR NO : 2013/5625
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (Değişen Vasfıyla Bedelsiz Senedi Kullanma)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; katılanın sanığa haricen sattığı aracın tescilini sağlayamamaktan kaynaklanan borcuna karşılık 500 er TL meblağlı sekiz adet senet ile 4000 TL ödeme hususunda anlaştıkları, sanığın katılanı senetlerde hata var yeniden düzenlememiz gerekiyor diyerek çağırdığı katılanın aynı miktar ve sayıda aynı vade tarihlerini içerir sekiz adet senet düzenleyip imzalayarak verdiği sanığın eskileri buruşturarak sobaya attığı, katılanın 8 adet senedi ödediği ancak sanığın attığını söylediği fakat katılan gidince yanmayan sobadan çıkardığı diğer sekiz adet senedi …’e ciro ederek icra takibi yapılmasını sağladığı anlaşıldığından sanığın eyleminin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezası uygalamasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK’nın 156/1.maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62.maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen 4 gün karşılığı adli para cezasının belirtilen yasanın 52/2.maddeleri gereğince günlüğü 20.00 TL’den paraya çevrilerek sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.