Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19231 E. 2013/3517 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19231
KARAR NO : 2013/3517
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Elektronik ortamda (UYAP) mernisten alınan 25/02/2013 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hüküm tarihinden sonra 07/01/2012 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 64.maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün, BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 64. ve CMK’nın 223/8 maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
2-Diğer sanıklar hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Kronik böbrek yetmezliği olan sanık (müteveffa) …’ün, ikametinin bulunduğu Keşap İlçesi…Köyünden tedavi amacıyla haftada en az üç kez Giresun’da bulunan diyaliz merkezine gittiği, sanığın Giresun’a gidip gelirken köy dolmuşlarını, bazen de oğlu olan sanık …’e ait özel aracı kullanmasına rağmen taşımacılık yapan diğer sanıklara ait özel araçlarla gidiş geliş yapıyormuş gibi beyanda bulunduğu ve taşımacılık yapan sanıklar …’in kesmiş oldukları fatura bedellerini sanık …’in katılan kurumdan tahsil ettiği ve böylece sanıkların kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; soruşturma aşamasında kurum müfettişlerince dinlenen köy muhtarı…, sanık …’nın köy dolmuşlarıyla gidiş geliş yaptığını beyan etmiş ise de, ölümü nedeniyle kovuşturma aşamasında ifadesinin alınamadığı, ifadesi alınamayan bu tanık beyanı dışında sanıkların cezalandırılmasına yetecek derecede kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği anlaşıldığından, sanıkların beraatlerine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.