Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20847 E. 2013/5257 K. 21.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20847
KARAR NO : 2013/5257
KARAR TARİHİ : 21.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında “dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’in 2006 Eylül ayı içerisinde Derinkuyu İlçesindeki üreticilerden yaklaşık 4-5 yıldır patates alan ve bu nedenle de vatandaşlarda güven uyandırmış olan sanığa bu güvenin etkisiyle yaklaşık 96 ton patates sattığı ve patatesleri teslim ettiği, sanığın katılan …’e 4.000 TL. peşin para verip bakiyesi için de sözde … tarafından keşideli Koçbank A.Ş. … şubesine ait 10.228 TL. bedelli; sözde … tarafından keşideli Ziraat Bankası Küçükesat Şubesine ait 10.316 TL. bedelli çekleri verdiği, katılanın söz konusu çeklere kendi ismini yazıp imzalamak suretiyle ciroladıktan sonra Koçbank A.Ş.’ne ait çeki Kayseri’de Yapı Kredi Bankasına ibraz ettiğinde ödemeden men talimatı nedeniyle ödemenin yapılmadan çekin katılana
teslim edildiği, Ziraat Bankası’na ait çeki Derinkuyu’da Ziraat Bankası’na ibraz ettiğinde çekin çalıntı olduğu gerekçesiyle bankaca çeke el konduğu,
Katılan …’ın ise yine 2006 yılı Eylül ayı içerisinde Derinkuyu ilçesindeki üreticilerden yaklaşık dört-beş yıldır patates alan ve bu nedenle de vatandaşlarda güven uyandırmış olan sanığa bu güvenin etkisiyle sattığı ve teslim ettiği patateslerin karşılığı olmak üzere sanığın katılan …’a 1.100 TL. elden para teslim ettiği, söde keşidecisi … Ltd. Şti. olan Ziraat Bankası … Şubesine ait 11.900 TL. Bedelli çeki verdiği, katılanın söz konusu çeki ciroladıktan sonra Derinkuyu’da Ziraat Bankası’na teslim ettiğinde çekin çalıntı olduğu gerekçesiyle bankaca çeke el konduğu olayda “bankayı aracı kılarak dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 Sayılı Yasa’da 765 Sayılı Yasa’dan farklı olarak “gün para cezası sistemi” kabul edildiği için bu sistemde nispi para cezasına yer verilmemiştir. İlgili maddelerin gerekçe bölümlerinde de 5237 Sayılı TCK. nu sisteminde nispi para cezasının öngörülmediği açıkça belirtilmektedir. Ancak, 5237 Sayılı Yasanın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün ve 5377 Sayılı Yasanın 19. maddesi ile değişik TCK. nun 158/1. fıkrasına eklenen “… Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katında az olamaz.” cümlesi ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçede de belirtildiği üzere, 158. maddenin 1. fıkrasına eklenen son cümledeki “…adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir.
5237 sayılı TCK.nun 52. maddesinin 1.fıkrası “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında “Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.” ve aynı Kanunun 61. maddesinin 8. fıkrasında ise “Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir.
5237 Sayılı TCK. nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır.
Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli değil ise, 5 ila 5.000 tam gün arasında TCK. nun 61. maddesi hükmü göz önünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise;o takdirde tespit olunacak temel gün,suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında sanığın katılan …’den 20.544 TL; diğer katılan …’dan ise 11.900 TL menfaat elde etmesi karşısında mahkemece sanık hakkında sonuç adli para cezası belirlenirken, elde edilen menfaatin iki katından az olacak şekilde gün adli para cezasına hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.