YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20398
KARAR NO : 2013/3387
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık …’ın, şikayetçi …’ın evinin ahşap kapısına vurarak zarar verdiği anlaşıldığından, eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay CGK.nın 13/11/2007 tarih ve 2007/8-171-235 E-K sayılı ilamında da açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına dair değerlendirme yapılması için yargılamanın herhangi bir sujesinin istemde bulunmasının gerekmeyeceği, maddede öngörülen koşulların oluşup oluşmadığının hakim tarafından her olayda kendiliğinden değerlendirilip takdir edilmesi ve denetime olanak sağlayacak biçimde kararda gösterilmesi gerektiği dikkate alınarak; adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında suç tarihinde şikayete bağlı suçlar yönünden yürürlüğü bulunan 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.