Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14688 E. 2013/1278 K. 24.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14688
KARAR NO : 2013/1278
KARAR TARİHİ : 24.01.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın eşi … adına tapulu gecekonduyu satmak için arkadaşı …’in tanıdığı emlakçı olan katılan … Yolcunun bürosuna giderek gecekondu için 20.000. TL’ye pazarlık edip tapuya gittikleri, …’ın eşinin verdiği nüfus cüzdanı ile başkasına ait fotoğraf kullanarak … 46. Noterliğinden kendi adına aldığı vekaletname ile tapuda satış işlemi yapmaya kalktığı, ancak vekaletnamedeki fotoğraf ile tapudaki fotoğrafın farklı şahışlara ait olduğunun fark edilmesi üzerine işlemin gerçekleşmediği, böylelikle sanık …’ın eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, üzerine atılı suçun bu şekilde subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hükmün 2.fıkrasında yer alan “sanığın TCK’nun 158/1-d maddesi uyarınca 1000 gün adli para cezasıyla cezalandırılması, TCK’nun 35/2 son maddesi gereğince 3/4 nisbetinde indirim yapılarak 250 gün adli para cezasıyla cezalandırılması, sanığa verilen 250 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20.TL.den paraya çevrilerek 5.000 TL. adli para cezasına çevrilmesine,” İbarelerinin yerine “sanığın TCK’nun 158/1-d maddesi uyarınca 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen adli para cezasından ve TCK’nun 35/2- son maddesi gereğince 3/4 nisbetinde indirim yapılarak 1 gün adli para cezasıyla cezalandırılması, sanığa verilen 1 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL.den paraya çevrilerek 20 TL adli para cezasına çevrilmesine,” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.