YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18247
KARAR NO : 2021/5776
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/09/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; müvekkili ile davalı … evli olduklarını, boşanma davası ve mal rejiminin tasfiyesi davasının açıldığını ve davaların derdest olduğunu, davaların devamı sırasında davalının adına tapuda kayıtlı bulunan ….İlçesi … Köyünde 855, 861, 862, 882, 887 ve 894 parsel numaralı taşınmazlar ile 961 ve 962 parsel numaralı taşınmazların diğer davalılara satıldığını, satışın davadan mal kaçırmak amacı ile yapıldığını iddia ederek muvazaa nedeni ile yapılan satışların iptaline ve söz konusu taşınmazların davalı … adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddi gerektiğin savunmuşlardır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazların uzak köyde tarım arazisi olduğunu, doktorluk mesleğini icra eden davalının bu nitelikteki taşınmazları satışının makul olduğunu, 21/08/2008 tarihinde yapılan satışta taşınmaz bedellerinde muvazaanın söz konusu olmadığını, dosya kapsamında davalı …’ün boşanmakta olduğu eşinden mal kaçırma amacıyla hareket ettiği yönünde kanıt elde edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyanın incelemesinde; 30/05/2017 tarihli oturumda 2 nolu ara karar ile; “dava konusu taşınmazların keşfen belirlenen değerlerinin 394.500,00 TL olduğundan davacı tarafa bu değer üzerinden peşin harcı tamamlaması için gelecek celseye kadar kesin süre tanınmasına,” karar verildiği, verilen kesin süre içinde eksik harcın davacı vekili tarafından yatırılmadığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 120. maddesinde; “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı’nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmü bulunmaktadır.
Harçlar Kanunu’nda, harç alınması veya tamamlanması yanların isteklerine bırakılmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi hükme bağlanmış ve yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun “Nispi harçlarda ödeme zamanı” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında “(1) sayılı tarifede yazılı nispi harçlar aşağıdaki zamanlarda ödenir” denildikten sonra 23.07.2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile değişik (a) bendinde “Karar ve ilam harcı” alt başlığı ile “Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun’un “Harcı ödenmeyen işlemler” başlığını taşıyan 32. maddesinde ise, “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü getirilmiştir.
Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi hâlinde eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde açıklanmıştır.
Buna göre, yargılama sırasında tespit olunan dava değerinin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için yargılamaya devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı açıktır.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında yapılan satış işleminin muvazaalı olduğu iddiasıyla tapunun iptali ile davalı koca … adına tesciline karar verilmesini istemiş, dava değerini dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL olarak göstermiş ve dava açılırken 170,80 TL nispi peşin harç yatırmıştır. Yargılama sırasında yapılan keşif sonucu dava konusu edilen taşınmazların dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 394.500,00 TL olduğu, bu nedenle tapu iptal ve tescil davası için de dava tarihi itibariyle belirtilen bedel üzerinden nispi oranda dava harcının alınması gereklidir.
Kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hâkim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Öte yandan, kesin süre tarafların yanında hâkimi de bağlayacağından uyulmaması halinde gereği hâkim tarafından hemen yerine getirilmelidir.
Somut olayda, 30/05/2017 tarihli celsede davacı vekiline peşin harcın tamamlanması için süre verildiği anlaşılmakta ise de; verilen bu sürenin belirtilen ilke ve esaslara uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen sürenin hüküm ve sonuçları açık bir şekilde belirtilmediğinden usul ve yasaya uygun olarak verilmemiş bir kesin mehil sonucunda davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; verilen kesin sürenin usul ve yasaya uygun olmaması nedeniyle hukuki sonuç doğurmayacağından yukarıda belirtilen ilke ve esaslara göre uygun süre verilerek toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucu karar vermekten ibarettir. Hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.