YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67581
KARAR NO : 2013/11594
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılanın temsilcisi olduğu şirkete elektronik posta yolu ile mail göndererek, bu şirketin İngiltere’den ithal ettiği malları bir … firmasının Birleşik Arap Emirliğine göndermek üzere satın almak istediğini, ürünün katılanın şirketinden alınmak istenme nedeninin bölgesel yakınlık ve gümrük avantajları olduğunu, kendisinin bu işten %3 komisyon alacağını belirttiği, ardından sözde katılanın yetkili olduğu şirket ile … firmayı sözleşme imzalamak üzere Tunus’ta buluşturacağını, uçak bileti ve otel rezervasyon işlemlerini
de kendisinin halledeceğini söyleyerek, katılandan otel masrafları için eski eşinin banka hesabına; uçak biletleri için de … Turizm isimli işyeri hesabına banka aracılığı ile para göndermesini istediği, katılanın bu şekilde 4500 TL’yi bahsi geçen hesaplara yolladığı, katılan ile sanığın İstanbul’da havaalanında buluşmalarına bir saat kala sanığın katılanı arayıp programın bozulduğunu söyleyerek ortadan kaybolduğu olayda “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.