Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19613 E. 2013/1964 K. 05.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19613
KARAR NO : 2013/1964
KARAR TARİHİ : 05.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik , görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık … hakkında katılanlar …, … ve …’ye karşı işlediği dolandırıcılık suçundan ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararları, katılan …’a karşı işlediği dolandırıcılık suçundan açılan mükerrer kamu davası nedeniyle verilen red kararı, sanık … hakkında mağdurlar …, …, …, …, …, … ile …, …’na karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı, katılan …’a karşı işlediği dolandırıcılık suçundan açılan mükerrer kamu davası nedeniyle verilen red kararına yönelik, katılan … vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde;
Katılan …’in diğer katılanlara karşı işlenen suçlardan doğrudan zarar görmesinin söz konusu olmaması karşısında, katılan vekilinin bahsi geçen uygulamalar yönünden temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Sanık … hakkında katılanlar …, …, …, …, …, …, … ile …, … ile …, …’a karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararları, sanık … hakkında katılanlar …, … ile …’e karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararları, sanık … hakkında katılan …’e karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik, sanıklar müdafileri ile katılan … vekilinin temyiz isteklerinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Avukatlık yapan sanık …’nin, avukatlık sıfatının bulunmadığını bildiği sanık … ile iş sahiplerinden kendisi adına vekalet alması ve bu suretle vekilliğini üstlendiği kişilerden alacağı vekalet ücretinin belirli bir oranını sanık …’e vereceği hususunda anlaşmaları, sanık …’in kendisini avukat olarak tanıtıp, avukat … ile birlikte çalıştıklarını söyleyerek ikna ettiği iş sahipleri olan katılan ve mağdurların hukuki sorunlarının çözümü için dava açılacağı veya işlerinin takip edileceği vaadi ile noterde kendisinin de avukat olarak gösterildiği vekaletnameler düzenlenmesini sağlayıp menfaat temin ederek aralarında paylaşmaları şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’a karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmayan sanık …’e diğer sanık …’in sabıka kaydındaki tekerrüre esas mahkumiyeti dayanak gösterilerek 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmın tamamen hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4)Sanık … hakkında katılanlar … ile …’na karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Katılanların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, diğer sanık tarafından bildirilen kimlik bilgileri itibarı ile adına vekâletname çıkarılması dışında katılanlar ile hiçbir irtibatı olmayan sanık …’nin, kendisini avukat olarak tanıtıp bir hukuki problemlerini çözeceğini vaat ederek katılanlardan para alan sanık …’in eylemine hangi şekilde iştirak ettiği karar yerinde açıkça tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.