Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66951 E. 2013/10565 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66951
KARAR NO : 2013/10565
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdur …’nın, Bozyazı ilçe merkezine doğru yürüdüğü sırada sanık …’in adres sorarak mağdur ile konuşmaya başladığı, bu sırada diğer sanıklar … ile …’in de gelerek konuşmaya katıldığı, sanık …’in İranlı olduğunu, kuyumcu aradığını söyleyerek yanlarından ayrıldığı, sanık …’in İranlı’da altın olabileceğini ucuza altın sattıklarını, soralım belki altın vardır diyerek mağdurla birlikte sanık …’in yanına vardıkları, sanık …’in …’e “altın var mı?“ diye sorduğu, …’in de satmak için altın olduğunu söylemesi üzerine sanıklar … ve …’ın alıcı gibi davranarak 4000’er TL koyarak mağdurla ortaklaşa altın almayı teklif ettikleri, mağdurun bankadaki Hesabından para çekerek 2000 TL’lik altın için ortak olabileceğini söylemesi üzerine sanıkların diğer sanık …’i arayarak arabası ile gelmesini sağlayıp mağdurun evine gittikleri ,mağdurun eşi tanık …’yı da alıp ilçe merkezine dönerek banka hesabından para çekip 2000 TL’yi tamamladıkları, mağdur ile sanıklar … ve …’in anlaştıkları şekilde buluşarak toplam 10.000 TL’yi sanık …’e verdikleri, sanık …’in elinde 20 adet altın saat olduğunu, bu paranın yetmeyeceğini söylemesi üzerine sanıklar … ve …’in yüzük ve cep telefonlarını da çıkararak sanık …’e verdikleri, bunu gören mağdurun da cep telefonunu sanık …’e verdiği , karşılığında 20 adet saat aldıkları ve paylaşarak 8 adedini mağdura verdikleri, sanıkların ayrılması üzerine mağdurun saatleri kuyumculara gösterdiğinde altın olmadıklarını ve ucuz nitelikte saatler olduğunu öğrendiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.