YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18044
KARAR NO : 2013/19036
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özele belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanıklardan …’in ticari işletmeler sahibi olduğu, bankalardan zaman zaman kredi kullanarak kredi kullanma limitini doldurduğu, diğer sanık …’e kredi kullanıp bu parayı kendisine vermesini istediği, bu kapsamda …’in sanık …’in iş yerlerinde çalışmadığı halde …’e ait temizlik ve maden şirketinde çalışdığına dair sahte belgeler düzenleyerek yada bir başkasına düzenleterek, söz konusu bu gelir belgelerini … T.A.Ş.’ye ibraz edilmek suretiyle sanık …’in kredi kullanmasını sağladıkları, sanık …’nin aldığı bu paraları …’e verdiği, bu şekilde …’in de sahte özel belgelerin düzenlenmesi ve kullanılmasında diğer sanık …’e iştirak ettiği, sanıklardan …’ın … Soma Şubesine başvurarak çalışmadığı halde …Madencilikten alınmış gelir belgesini bankaya ibraz ederek bireysel kredi talebinde bulunduğu, almış olduğu krediyi …’e verdiği, sanıklardan …’ın …’e ait bir başka şirkette çalışıyor şeklinde düzenlenen belgenin bankaya ibraz edilerek kredi alımının sağlandığı, iddia olunan olayda;
1- Sanıklar …, … hakkında nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet, sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Sanık hakkında, iddianame kapsamına göre sanıklar … ile …’in eylemlerine iştirak etmekten dolayı kamu davası açıldığı ancak sanık … hakkında beraat kararı verilmiş olması karşısında teselsül şartlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen sanığın “kendi altsoyu üzerindeki” velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğu uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.