YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17105
KARAR NO : 2021/12527
KARAR TARİHİ : 15.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı … mirasçıları …, Sevim Küçükhelvacı ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 1032 ada l parsel sayılı 14.779,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları tarafından, davalı … ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/899 Esas, 2014/893 Karar sayılı veraset ilamı esas alınarak hüküm yerinde gösterilen payları oranında … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçıları …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın (…) … ait olup, bu kişinin ölümü ile mirasçılarına kaldığı ve taşınmazda zilyetlikle kazanım koşullarının bu kişinin mirasçıları yararına gerçekleştiği, ayrıca davacılar dava konusu taşınmazların … miras yolu ile mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçılardan … , …, … ve … ile … mirasçıları …, …, … ve … … ait payların yakın murisleri … tarafından satın alındığını iddia etmekle birlikte, murisin terekesi el birliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup, el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş paylarının bulunmadığı ve her bir mirasçının hakkının taşınmazın tamamına yaygın olduğu, el birliği mülkiyetine tabi eşya üzerinde tasarruf yetkisinin tüm maliklere ait olduğu, hukuki işlemin tek mirasçı tarafından yapılması halinde, bu işlemin diğer ortakları bağlamayacağı, somut olay bakımından da, el birliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülmediğinden davacı tarafın dayandığı senetlerin ifa olanaklarının bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.10.1984 tarih ve 1984/562 Esas, 1984/612 Karar sayılı veraset ilamında, kök muris … oğlu …’in 16.3.1943 tarihinde evli ve çocuksuz ölümü ile geriye mirasçısı olarak eşi … ile kardeşlerini bıraktığı, yine … de evli ve çocuksuz ölümü ile geriye mirasçısı olarak eşi … ile kardeşleri … evlatları …, … ve …’ı bıraktığı belirtilerek, kök muristen sonra vefat ettiği belirtilen … kardeşleri yanında mirasçısı olarak …, … ve … ile … mirasçıları olan …, …, …, … ve …’nin mirasçıları olarak gösterildiği halde, hükme esas alındığı anlaşılan 11.07.2014 tarih ve 2014/388 Esas, 2014/489 Karar sayılı ve özellikle hükme esas alındığı anlaşılan 19.11.2014 tarih ve 2014/899 Esas, 2014/893 Karar sayılı veraset ilamlarında ise bu kişilerin ya da mirasçılarının mirasçı olarak gösterilmedikleri ve bu kişilere pay da verilmediği anlaşılmaktadır. Ne var ki, sözü edilen veraset ilamları arasında çelişki bulunduğu halde Mahkemece bu çelişki üzerinde durulmamış ve çelişkinin giderilmesi bakımından hasımlı veraset ilamı alınması gerektiği düşünülmemiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 1984/562 Esas, 1984/612 Karar sayılı veraset ilamına dayanan tarafa, hükme esas alındığı anlaşılan 19.11.2014 tarih ve 2014/899 Esas, 2014/893 Karar sayılı ve 11.07.2014 tarih ve 2014/388 Esas, 2014/489 Karar sayılı veraset ilamlarına karşı hasımlı veraset davası açarak bu veraset ilamlarını iptal ettirmek ve yeni veraset ilamı almak üzere süre verilmeli, bu yolla kök muris … mirasçıları kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince … ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 15.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.