YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24013
KARAR NO : 2013/7110
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, gerçekte çek hesabı sahibi olan eşi tanık … tarafından çek düzenleme konusunda yetkili kılınmamasına rağmen, borca karşılık suça konu çeki keşideci …’in yerine doldurup imza atarak piyasaya sürmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın aşamalarda suça konu çekte bulunan imzanın kendisine ait olduğunu, iş yerinin eşinin üzerine olduğunu, ancak işleri kendinin yürüttüğünü çeki düzenleyerek katılana verdiğini beyan etmesi, eşi tanık … tarafından da bu beyanın doğrulandığı dikkate alınarak sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alınan Adana 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1390 esas ve 2003/999 karar sayılı ilamının karşılıksız çek keşide etme suçundan kaynaklandığı ve bahse konu eylemin hükümden sonra 14.04 2011 tarihinde suç olmaktan çıkarıldığı anlaşıldığından sanık hakkında belirtilen karar esas alınarak tekerrür hükümleri uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.