YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66650
KARAR NO : 2013/10629
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Gebze Dilovasında bulunan DYO boya fabrikasının nakliyat işlemlerini katılan … Ltd.Şti’nin yaptığı, olay tarihinde şirketin elinde yeterli sayıda araç bulunmaması üzerine … Nakliyat isimli firmadan kamyon gönderilmesinin istendiği, bu şirketin de sanık … tarafından kurulan … Nakliyat firmasından araç talebinde bulunduğu, hakkında soruşturması tefrik edilen … …’in sanık …’e ve yine soruşturma evrakı tefrik edilen …’a sahte belgelerle mal çekme teklifinde bulunduğu, sanık … ile …’un Kabul etmesi üzerine İstanbul Ümraniye Yenidoğan adresinden 29.05.2006 tarihinde çalınan gerçek plakası … olan BMC kamyona … sayılı sahte plaka takıldığı, bu araca … Karataş adına hazırlanmış sahte ruhsat düzenlendiği, aracı kullanacak olan …’a … Karaaslan adı ile bir adet sahte sürcü belgesi ile bir adet ticari taşıt kullanma belgesi düzenlenerek verildiği, diğer kamyonu ise … sayılı sahte plaka takılarak … … adına sahte ruhsat düzenlendiği, aracı kullanacak sanık …’e ise Vural Kulaç adına hazırlanmış sahte … belgesi ile ticari taşıt kullanma belgesi düzenlenerek verildiği, bu şekilde 06.07.2006 günü saat:12:00 sıralarında bu iki kamyonun sahte plakalar, sahte ruhsatlar, sahte … belgeleri, sahte ticari taşıt kullanım belgeleri ile birlikte Dilovasında bulunan DYO Boya fabrikasına geldikleri ve … sayılı plaka takılı kamyona 19.500 kg, … sayılı sahte plaka takılı kamyona 19.650 kg. Boya yüklendiği ve karşılığında … Nakliyat’a ait fatura verildiği ancak sanık … ve …’un İzmir’e götürmek için teslim aldıkları boyaları teslim etmeyerek mal edinerek sanık …’ün hakkındaki soruşturma tefrik edilen … …’e teslim ettiği, … … ve sanık …’ın birlikte tanık … Sulu’dan kiraladıkları depoya indirdikleri, güvenlik güçleri tarafından yapılan teknik takip neticesinde söz konusu depo açtırılarak yükün bulunup katılan şirkete teslim edildiğinin anlaşıldığı olayda, sanıklar … ve sanık …’ün fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda ;
1-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın Emniyet Genel Müdürlüğünün maddi varlıkları olan sahte plaka, sahte … belgesi , sahte trafik tescil ve ticari taşıt belgesi kullanarak gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK’nın kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-i maddesinde tanımlanan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle hüküm kurulması sonuç ceza değişmeyeceğinden , yine sanığın aynı anda sahte plaka, sahte … belgesi , sahte trafik tescil ve ticari taşıt belgesi kullanarak gerçekleşen eyleminin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek hakkında eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA ,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ile müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın … Nakliyat isimli firmanın sahibi olduğu ve katılan şirketten sahte belgelerle boya yükleyen kamyonların … Nakliyat’a ait faturaları verdikleri, sanığın tespit edilen iletişimin dinlenmesi tutanaklarına göre hakkındaki soruşturma tefrik edilen … … ve diğer sanıklarla somut olaya ilişkin telefon konuşmaları bulunduğu , diğer sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilmiş ise de; sanığın … Nakliyat isimli nakliye firması ile ilgisi bulunmadığına dair savunması karşısında gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması açısından, … Nakliyat isimli firmanın gerçekte var olup olmadığı hususunun araştırılması ile varsa kuruluşuna ilişkin belgelerin getirtilerek sanığın firma ile ilgisi olup olmadığının araştırılması ,söz konusu boyaların boşaltılması için kiralanan deponun sahibi … Sulu’nun tanık olarak dinlenerek söz konusu dpoyu kiralayanlar arasında sanık …’ın olup olmadığına dair teşhis yaptırılması, yine birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği kabul edilen ve soruşturma aşamasında dosyaları tefrik edilen … hakkında kamu davası açılıp açılmadığı, açılmış ise dava dosyalarının denetime imkan verecek şekilde incelenmesi, bu şahısların aşama ifadelerinin onaylı fotokopilerinin eklenmesi ve gerekirse birleştirme hususunun değerlendirilmesi ile hükme esas alınan telefon numaralarının dinlemeye alınmasına dair kararlar ile iletişimin tespit tutanaklarının da onaylı fotokopisinin eklenmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş , sanık … ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.