YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13928
KARAR NO : 2013/2043
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşunda bulunan eşya hakkında hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda;Sanığın gündüz sayılan bir zamanda Cumhuriyet İlköğretim okuluna kilitli olan okul giriş kapısının zorlayarak açmak suretiyle girdiği müdür odasının kapısını da zorlayarak açtığı müdür yardımcısı odasının kapı kilidini ise kırarak açtığı, öğretmenler odasının kapısının ve bilgi işletim teknolojileri sınıfının ahşap kapısını zorlayarak açtığı, müdür yardımcısı odasından 40,00 TL İle tüm okul genelinden Vestel marka 19 adet bilgisayar kasası ve 5 adet monitörü çaldığı, ayrıca kapılarda 405 TL lik zarar oluşturduğu böylece hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarının oluştuğuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK’nun 143. maddesinin uygulanmamamış olması karşısında tebliğnamede ki sanık hakkında TCK.un 143 maddesinin uygulanmaması gerektiği yönündeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak,
1-Hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından temel ceza belirlenirken alt sınırdan denilmesine rağmen asgari sınır üzerinde cezanın tayini suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
2-5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk yetkileri açısından TCK’nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
3-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenlerle denetimli serbestlik süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde “2 yıl 6 ay süre ile” denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
4-Mükerrirlik uygulamasına esas alınan Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin ilamındaki cezanın içtimalı olduğunun anlaşılması karşısında;cezaların toplamı çözülüp, en ağır ceza dikkate alınarak uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle infazda duraksama ve kuşku yaratılması,
5-Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman dilimi gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK.nun 232/2-c maddesine, sanığın tutuklu kaldıkları tarihler de gösterilmeyerek anılan yasanın 232/2-d. maddesine aykırı davranılması,
6-Hırsızlık eyleminin 5237 sayılı TCY.nın 142/1. maddesinin (a) bendinde düzenlenen suçu oluşturmasına karşın ayrıca uygulanma yeri bulunmayan (b) bendininde oluşturduğu düşüncesiyle uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş,üst Cumhuriyet savcısı,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.