Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/5254 E. 2022/2981 K. 17.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5254
KARAR NO : 2022/2981
KARAR TARİHİ : 17.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar hakkında mağdur … …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açıldığı halde, bu hususta mahkemece karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresince mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Mağdur …’ın temyizine ilişkin yapılan incelemede;
1) Mağdur …’ın temyizine ilişkin yapılan incelemede;
Yokluğunda 30.04.2014 tarihinde usulüne uygun tebliğ olunan hükmü, CMUK.nın 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 08.05.2014 tarihinde temyiz eden katılanın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanıkların temyizlerine hasren yapılan incelemede;
a) Sanık … hakkında mağdur … …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nın 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun, aynı mağdura karşı uzlaştırma kapsamında olmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile birlikte işlenmiş olması nedeniyle CMK’nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşma hükümleri uygulanamayacağından, tebliğnamedeki bu nedenli bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanığın, suçun sübut bulmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, gerekçesiz şekilde hüküm kurulduğuna yönelik
yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
b) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların yaralama eylemini, silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, atılı suçun şikayete tabi olmadığı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile birlikte işlenen bu suç ile ilgili uzlaştırma ve basit yargılama usulünün uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanıkların, suçun sübut bulmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve gerekçesiz şekilde hükümler kurulduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
c) Sanık … hakkında katılan …’a karşı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturduğu, katılan …’ın temyiz aşamasında 07.05.2014 tarihli dilekçesi ile şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, takibi şikayete bağlı olan suçun kovuşturma şartı olan “şikayet” koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra kabulü halinde 5237 sayılı TCK’nın 73/4, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
d) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Tüm dosya kapsamına göre, olay gecesi, sanık …’ın, akrabası olan ve çalıştığı işyerine ait konteynırda misafir olarak kalmalarına müsaade ettiği katılan …’ın, alkol aldıkları kahvehanede gayriresmi eşi … … ile tartışmalarına müdahalesi üzerine, katılanın konteynır anahtarını sanık …’ın üzerine fırlattığı ve akabinde mağdur … ile birlikte tekrar şantiyedeki konteynıra gidip camdan içeri girdiği sırada bu durumu arkalarından gelen sanık … ile arkadaşı olan diğer sanık …’un gördüğü, sanık …’ın konteynırın kapısını anahtarla açarak içeri girip, sanık … ile birlikte katılanın ellerini arkadan tutup yere yatırdığı ve sopa, tekme ve yumruklarla katılanı darp ettikleri, ardından sanık …’ın, katılanın cebindeki telefonun içerisinden sim kartını alıp “yarım saat bir saat arayla sizi kontrole geleceğim, buradan kalkarsan seni keserim, öldürürüm” şeklinde tehditte bulunduktan sonra her iki sanığın da konteynırdan ayrılmalarının akabinde mağdurların,
alıkonuldukları yerden dışarı çıkmalarını engelleyen herhangi bir müdahale ile karşılaşmaksızın akrabalarına gidip yardım istedikleri dikkate alındığında mağdurları henüz soruşturma başlamadan güvenli bir yer olan şantiye içerisindeki konteynırda bırakarak olay yerinden ayrılan sanıklar hakkında TCK’nın 110. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.02.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.