YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67223
KARAR NO : 2013/10762
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın suç tarihinde Gülağaç ilçesi … köyü muhtarı müşteki …’ı telefonla arayarak kendisinin başbakanlıktan aradığını isminin İshak … olduğunu söylediği, alınan karar gereği her köyden 2 kişiye iş verileceğini belirterek kendi köyünden iki kişinin ismini bildirmesini istediği, muhtar …’nin bu telefonu üzerine sanığa diğer müştekiler … ve … Kasal’ın isimlerini verdiği sanığın konuşmalarının müştekiler üzerinde … tesis ettiği ve sanığın yönlendirmesi ile müştekilerin iş ve işçi bulma kurumuna müracaat ettikleri, sanığın daha sonra müştekileri yeniden telefonla arayarak verdiği banka hesap numarasına kişi başına 80’er TL yatırmalarını istediği, bunun üzerine şüphelenen müştekilerin parayı yatırmayarak dolandırılmaya çalışıldıklarını hissederek savcılığa suç duyurusunda bulundukları ve sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.