Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18445 E. 2013/1914 K. 04.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18445
KARAR NO : 2013/1914
KARAR TARİHİ : 04.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın rent a car işletmeciliği yaptığı, 11/04/2007 tarihli sözleşmeyle katılana kiraladığı aracı katılanın teslim etmesinden bir süre sonra katılanı arayarak aracın yağ kaçırdığını ileri sürüp ondan para istediği, katılanın para vermeye yanaşmaması üzerine sanığın müştekiye taahhütname olarak imzalattığı belgeyi bono haline dönüştürüp icra takibine koyduğunun iddia edildiği olayda; katılanın aracın şoför hatasından doğacak teknik arızaların, far kırılmalarının, teyp çalınmasının müşteriye ait olacağını belirten sözleşmeyi aynen kabul ettiğini belirtir şekilde imzaladığı, sözleşmede aracın hasar durumu bölümünde, aracın ön tamponun da vurma izi, motor conto yakması, blok çatlak olduğu, motorun alttan darbe alması nedeniyle 10 günlük kira bedeli olarak 2.500 TL’lik senedin …’ya verildiğinin katılan tarafından kabul edildiği, suça konu senetteki imzaların ve tanzim tarihi rakamlarının katılan …’ın elinden çıktığı, senet muhtevasındaki yazı ve rakamların sanığa ait olmadığı, suça konu senedin sözleşmede
belirtilen araçla ilgili hasar ve kira bedeli olarak verildiğinin katılan tarafından da sözleşmede kabul edildiği gözetilerek, sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.