YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66347
KARAR NO : 2013/12346
KARAR TARİHİ : 02.07.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar … ve … müdafi, yerel mahkeme hükmünü duruşma talepli olarak temyiz etmiş ise de, suçun vasfı ve cezanın miktarına göre, 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı yasanın 318. maddesi gereğince duruşma isteminin reddi ile yapılan incelemede,
Mağdur …’ın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. İhtisas Dairesinden alınan 25/04/2008 tarihli raporunda göre, akıl sağlığının yerinde olmadığı anlaşıldığından tebliğnameye iştirak edilememiştir.
1- Sanıklar …, …, … ve … hakkında verilen hükmün temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Mağdur …’ın, sanıklardan …’ya ait otelde yatıp kalktığı ve kıraathanesine müşteri olarak gidip gelmesinden dolayı birbirlerini tanıdığı,sanık …’nun, şikayetçi mağdurun akli melekelerinin yerinde olmadığını ve mal varlığı ile nakit parasının olduğunu bildiği, sanıklardan … ve …’a ait … Ltd.Şti.’nin 27.09.2005 tarihli protokol ile 242.000,00 TL karşılığında 8 adet otomobil ve büro malzemeleri ile birlikte borçsuz olarak mağdur
… ve sanıklar …, …’a satıldığı,noter de yapılan satışta ise sanık …’nün hazır olduğu ve şirketin satışına karşılık 6 adet senet imzalandığı,20.01.2006 tarihinde … 10.Noterliğinde sözleşme yapılıp …’un ortaklıktan çıkarılmasına, 100.000,00 TL olan şirket sermayesinin 95.000,00 TL’sinin …’a, 5.000,00 TL’sinin …’e devrinin sağlandığı, protokolde şirketin borçsuz olarak devredileceği belirtildiği halde noter sözleşmesinde borç ve alacaklar ile birlikte şirket devrinin yapıldığı ve şirketin satışının karşılığında düzenlenen 6 adet senedin vadesi geldiğinde ödenmemesi üzerine … 9.İcra Müdürlüğünde 152.500,00 TL’lik icra takibine geçildiği, takip sonucu borçlu …’ın … Bankası … … Şubesindeki 140.621,66 TL’lik mevduatına haciz konulup icra dosyasına aktarıldığı, ve böylece sanıkların birlikte yaptıkları plan gereği ve irade birliği içinde mağdurun akli durumunun yerinde olmadığını bildikleri ve mağdurun akli durumunun yerinde olmadığından yararlanarak mağdurun bankadaki parasını dolandırmak maksadıyla birlikte hareket ederek mağduru … Şirketinin borçsuz devrin alacağı konusunda protokol yapmalarına rağmen noterdeki devri sırasında şirketin borcu ile birlikte mağdura devrini sağlayarak mağduru aldatıp maddi çıkar sağladıkları anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Mağdur … vasisi İsa Tanrıkulu vekili Av. …’ün katılma talebinde bulunmasına rağmen mahkemece katılma kararı verilmediği halde hükümde sanıklar aleyhine vekalet ücretine karar verilmesi,
b- Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından katılana avukatlık ücret tarifesine göre vekalet ücreti tayinine ilişkin bölümün çıkartılmasına ve hüküm fıkralarındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “1000 gün” ve “20.000 TL ” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında verilen hükmün temyiz incelenmesinde;
Sanıklara hükmün açıklandığı 17/11/2008 tarihli duruşmada Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaası okunmadan esas hakkındaki savunmalarının alınması suretiyle hüküm kurulup savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi