YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10
KARAR NO : 2013/11604
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılıktan Değişen Suç Vasfı İle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, bir yeri arayacağını söyleyerek katılandan cep telefonunu aldığı, telefon ile konuşuyormuş gibi yaparak yavaş yavaş ilerlerken birden bire kullandığı bisikleti hızlı bir şekilde sürerek cep telefonu ile birlikte olay yerinden ayrıldığının iddia edildiği olayda;
Sanığın katılanın zilyedi olduğu cep telefonunu rızası olmadan aldığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/06/2012 tarih ve 2011/15-440 esas 2012/229 sayılı kararı gereğince; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 141/1.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 300 tam gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA aynı yasanın 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 20.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.