Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19595 E. 2021/11357 K. 29.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19595
KARAR NO : 2021/11357
KARAR TARİHİ : 29.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sağlık sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Hükmüne uyulan … 17.Hukuk Dairesi’nin 12/12/2016 gün ve 2014/8420 E.-2016/11399 K. sayılı ilamında “davacının rücuen tahsiline karar verilmesini talep ettiği ve davacının sigortalısının trafik kazası nedeniyle yaralanması nedeniyle ödediğini iddia ettiği tedavi giderlerinin faturalı (belgeli) olup bu durumda 6111 sayılı yasaya göre belgelendirilen tedavi giderlerinden dava dışı … sorumlu olduğundan, mahkemece, öncelikle davacının ödediğini belirttiği tedavi giderleri için rücu imkanı bulunup bulunmadığının araştırılması, rücu imkanının bulunması halinde 6111 sayılı yasa gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davaya dahil edilmesi ve tümü belgeli olduğu anlaşılan tedavi giderlerinden …’nın sorumlu olduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği; mahkemece itibar edilen kusur durumu ile ceza dosyasındaki kusur durumu arasında çelişki oluşmuş olup mahkemece yalnızca tanık beyanına dayalı olarak kusur belirlemesinin doğru görülmediği, olay gününe ait cd görüntüleri ve tanık beyanı birlikte değerlendirilmek suretiyle kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınmadan eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle temyiz taleplerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında mahkemece, davanın kısmen kabulü ile belgeli tedavi giderleri toplamı 102.711,30 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalı …’dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, diğer davalılar … Sigorta A.Ş., … ve … Ürünleri Dış. Tic. İnş. …. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına göre, dahili davalı … vekilinin 2 ve 3 nolu bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Dava, sağlık sigortası tarafından trafik kazası nedeniyle ödenen tedavi gideri nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’na dava dilekçesi 19.07.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihten önce davalıya bir başvuru bulunmadığı, dahili davalının bu tarihten önce temerrüde düştüğü ispat edilemediğine göre dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 19.07.2017 tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde faizle sorumlu tutulması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Yasası’nın 36. maddesi uyarınca dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu karar ve ilam harcından muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı yasa gereğince yasal hasım değişikliği nedeni ile tedavi giderinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu tutulmasında davacının kusuru bulunmadığı, davacının dava açmakta haklı olduğu halde dahili davalı … dışındaki davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.numaralı bendinde yer alan “ dava tarihinden” ibaresinin “19.07.2017 tarihinden” olarak düzeltilmesine; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin tamamının hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “3- Dahili davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” olarak değiştirilmesine ve hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin tamamının hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “4- Dahili davalı … harçtan muaf olduğundan, davacı tarafından sarfedilen, 1.554,35-TL peşin harç, 17,15-TL başvuru harcı olmak üzere …’an 1.571,50-TL’den ibaret harcın davacıya iadesine” olarak değiştirilmesine; (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinde yer alan “Diğer davalılar … Sigorta A.Ş. , … ve … Ürünleri Dış. Tic. İnş. …. San. Tic. Ltd. Şti. kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddolunan miktar
üzerinden hesap edilen 13.893,45-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine” bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.